When the going gets tough türkçesi When the going gets tough nedir

  • İşler güçleştiğinde.
  • İşler güçleşince.
  • İşler güçleştiği zaman.
  • İşler zorlaşınca.
  • İşler zorlaştığında.

When the going gets tough ingilizcede ne demek, When the going gets tough nerede nasıl kullanılır?

When : Gerektiğinde. -dığı zaman. Ne vakit. -dığında -diğinde. -ması gerektiği halde. İken. Dığı sırada. Haçan. Ne zaman. -diği zaman.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Going : Mevcut. Tempo. Yaşayan. Ayrılış. Başarılı (iş). Çalışan. Basamak genişliği. İlerleme hızı. Gidişat. Gidiş hızı.

Gets : Yalanını çıkarmak. Kavramak. İdrak etmek. Yaptırmak. Götürmek. Kazanmak. Öldürmek. Yapmak. Ele geçirmek. Açığını bulmak.

Tough : Sert. Kabadayı. Dayanıklı. Güçlü. Sert (kösele vb). Baş belası. Çetin. Sağlam. Abanoz gibi. Zorlu.

When the balloon goes up : Korkulan şey gerçekleşince. Kritik an geldiğinde.

When the need arises : İhtiyaç duyulduğunda. İhtiyaç vakti geldiğinde. Gereksinim doğduğunda. İhtiyaç halinde. Gerektiğinde. Gereksinim olduğunda. İhtiyaç olduğunda.

When the chips are down : Zora düşüldüğünde. Çok önemli bir noktaya erişildiğinde. Bıçak kemiğe dayanınca. Karar verme zamanı geldiğinde. Bütün kozlar oynandığında. Çok önemli bir noktaya ulaştığında. Çok önemli bir karar alınması gerektiğinde. Önemli bir noktaya varıldığında. Kozlar oynandığında. Önemli noktada.

 

When the time comes : Sırası geldiğinde. Vakti gelince. Doğru zamanda. Zaman geldiğinde. Saati geldiğinde. Zamanı gelince. Zamanı geldiğinde. Sırası gelince. Doğru anda.

When the cows come home : Sığırlar eve gelince. Çıkmaz ayın son çarşambası. Asla. Balık kavağa çıkınca. Hiçbir zaman. Çıkmaz ayın son çarşambasında.