Gets türkçesi Gets nedir
- Yapmak.
- Canına okumak.
- Başına gelmek.
- Satın almak.
- Almak.
- Öldürmek.
- Ele geçirmek.
- Yalanını çıkarmak.
- Kavramak.
- Yaptırmak.
- Götürmek.
- Olmak.
- Getirmek.
- İdrak etmek.
- Açığını bulmak.
- Ettirmek.
- Gelmek.
- Kazanmak.
- Elde etmek.
- Etmek.
- Başlamak.
- Anlamak.
- Edinmek.
- Varmak.
Gets ile ilgili cümleler
English: Ali almost always gets home from school before 5:30.
Turkish: Ali hemen hemen her zaman 5.30'dan önce okuldan eve gelir.
English: Ali almost always gets places on time.
Turkish: Ali neredeyse yerlere her zaman zamanında varır.
English: "Can you give this to Tom, it's very important." "I'll make sure he gets it."
Turkish: "Bunu Tom'a verir misin? bu çok önemli." "onun onu aldığına emin olmalıyım."
English: Ali almost never gets angry.
Turkish: Ali neredeyse hiç kızmaz.
English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.
Gets ingilizcede ne demek, Gets nerede nasıl kullanılır?
Gets up : Ayağa kalkar. Kalkar. Ataktan kalkar. Uyanır.
Gets up in the morning : Sabah uyanır. Sabah kalkar.
The engine gets very hot : Motor çok ısınıyor.
When the going gets tough : İşler zorlaşınca. İşler zorlaştığında. İşler güçleştiği zaman. İşler güçleştiğinde. İşler güçleşince.
Give as good as one gets : Aynı şekilde karşılık vermek. Taşı gediğine koymak. Altta kalmamak. Ağzının payını vermek.
Have the fidgets : Yerinde duramamak. Sinirli bir şekilde dolaşmak ve bir şeylerle oyalanmak. Yerine bir türlü oturamamak.
Chicken nuggets : Dilimlenmiş ve kızartılmış küçük tavuk parçaları.
Gadgets : Hile. Değersiz şeyler. Marifetli küçük araç. Üçkağıt. Zımbırtı. Küçük alet. Ivır zıvır. Püf noktası.
Fidgets : Huzursuzlanmak. Kıpırdanmak. Yerinde duramamak. Eğilip bükülmek. Rahat oturamayan kimse. Huzursuz ve rahatsız olma durumu. Huzursuz etmek. Rahat oturamamak. Kıpır kıpır etmek. Kurtlanmak.
Gorgets : Gerdanlık. Boyundaki benek (kuş). Boğaz zırhı. Yaka işareti. Taş alma ameliyatı aleti.
İngilizce Gets Türkçe anlamı, Gets eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Commences : Açmak. Doktora derecesi almak. Start almak. Dava açmak. Start vermek. Yüksek lisans almak. Başlatmak.
Achieve : Başarmak. Üstesinden gelmek. Ulaşmak.
Betake : Götürülmek. Betatron.
Assassinates : Suikast düzenlemek. Suikast yapmak. Suikastta bulunmak. Katletmek.
Be present : Bulunmak. Hazır olmak. Hazır bulunmak.
Find : Ulaşmak. Erişmek. Arayıp bulmak. Keşfetmek. Sağlamak. Bulma. Bulunan şey. Keşif. Buluş. Sezmek.
Accomplishing : Başarı elde etmek. Tamamlamak. Almak (yol, zaman). Sonunu getirmek. Sonuçlandırmak. Yerine getirmek. Başarılı olarak tamamlamak. Başarmak. Bitirmek. Üstesinden gelmek.
Purchase : Satın alma yapmak. Manivela ile çekmek. Satın alma. Alım. Kaldıraçla kaldırmak.
Admit : Teslim etmek. İzin vermek. İtiraf etmek. Olanak tanımak. Girmesine izin vermek. Kabul etmek. İçeriye bırakmak. Meydan vermek. İçeri almak.
Demurs : Tereddüt etmek. Karşı çıkmak. Karşı koymak. İtiraz etmek. Zorluk çıkarmak. İtiraz. Duraksama. Tereddüt. Kabul etmemek.
Gets synonyms : get something done, have something done, adducing, came home, arrest, assassinated, bonking, bear away, dig, achieves, brings, accrue, bring out, catch, attains, gotten, have, go, monogramming, befall, embark upon, got, come by, ascertaining, carry away the bell, arrives, architect, cornier, come into, achieved, cornering, change, break.
Gets zıt anlamlı kelimeler, Gets kelime anlamı
Stay : Geçiştirmek. Erteleme. Kalış. Geciktirmek. Kalma süresi. Dayanmak. Germek. Ertelemek. Oyalanmak. Bastırmak.
Sell : Kabul ettirmek. Dolap. Elinden çıkarmak. Benimsetmek. Kandırmak. Aldatmak. Ele vermek. Alıcı bulmak. İkna etmek. Oyun.
Refuse : Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Elinin tersiyle itmek. Döküntü. Süprüntü. Atık. Reddetmek. Karşı koymak. Çöp. İmtina etmek. Geri çevirmek.
Gets antonyms : lend, lose.

Bu kısımda Gets kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gets ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gets anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gets ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.