When the time comes türkçesi When the time comes nedir

  • Zaman geldiğinde.
  • Sırası gelince.
  • Zamanı geldiğinde.
  • Doğru zamanda.
  • Doğru anda.
  • Saati geldiğinde.
  • Sırası geldiğinde.
  • Vakti gelince.
  • Zamanı gelince.

When the time comes ile ilgili cümleler

English: We'll discuss that when the time comes.
Turkish: Zamanı geldiğinde onu görüşeceğiz.

English: You'll understand when the time comes.
Turkish: Zaman geldiğinde anlayacaksın.

When the time comes ingilizcede ne demek, When the time comes nerede nasıl kullanılır?

When : Gerektiğinde. İken. Ne zaman. -diği zaman. -diği (gün). -ması gerektiği halde. Ne vakit. Haçan. Dığı sırada. -dığında -diğinde.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Time : Vakit. Süre. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Zamanlama yapmak. Ayarlamak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Kez. Temposunu belirlemek. Yerbilim zamanı. Belirli bir zamana göre ayarlamak.

Comes : Komes. Bir çift yıldızdan küçüğü. Eş, arkadaş. Toplardamar veya sinir gövdesine eşlik eden kan damarı (atardamar veya toplardamar). Yoldaş. (tıp) başka bir atardamar.

 

When the time is ripe : Zamanı geldiğinde. Sırası gelince. Sırası geldiğinde. Zamanı gelince.

When the cows come home : Asla. Çıkmaz ayın son çarşambasında. Sığırlar eve gelince. Çıkmaz ayın son çarşambası. Hiçbir zaman. Balık kavağa çıkınca.

When the going gets tough : İşler zorlaşınca. İşler güçleştiğinde. İşler güçleştiği zaman. İşler güçleşince. İşler zorlaştığında.

When the chips are down : Karar verme zamanı geldiğinde. Zora düşüldüğünde. Bütün kozlar oynandığında. Kozlar oynandığında. Çok önemli bir karar alınması gerektiğinde. Çok önemli bir noktaya ulaştığında. Çok önemli bir noktaya erişildiğinde. Harekete geçme zamanı geldiğinde. Önemli noktada. Bıçak kemiğe dayanınca.

When the balloon goes up : Kritik an geldiğinde. Korkulan şey gerçekleşince.

İngilizce When the time comes Türkçe anlamı, When the time comes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak When the time comes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Timeously : Vakitli. Tam zamanında. Zamanlıca. Erkenden.

In season : Zamanlı. Çiftleşme döneminde. Hazır. Vaktinde. Olmuş. Mevsiminde. En iyi zamanı. Uygun zamanda. Bulunur. Kullanılabilir.

When occasion arises : Doğru zaman geldiğinde. Şans açıldığında.

In due season : Uygun bir zamanda. Müsait bir zamanda.

In time : Vakitli. Erken. Nihayet. Zamanında. Bir süre sonra. Zamanında (yetişmek). Zaman içinde. Vaktinde. Uygun tempoda.

 

All in good time : Uygun bir zamanda. Müsait bir zamanda. Zamanı gelince olur. Her şey uygun bir zamanda olur.

At the right time : Uygun zamanda. Uygun anda. Zamanında.

In due time : Vaktinde veya zamanında. Dakik. Tam zamanında. Zamanı dolunca. Vaktinde. Zamanında.

In due course : Zamanında. Vaktinde veya zamanında. Zamanla. Vaktinde. Bilmünasebe.

When the time comes synonyms : when the time is ripe, in good time.