When the balloon goes up türkçesi When the balloon goes up nedir

  • Korkulan şey gerçekleşince.
  • Kritik an geldiğinde.

When the balloon goes up ingilizcede ne demek, When the balloon goes up nerede nasıl kullanılır?

When : İken. Haçan. Dığında. Zaman. -diği zaman. Ne vakit. -dığı zaman. Ne zaman. -dığında -diğinde. Sırasında.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Balloon : Zam yapmak. Abartmak. Havadan atmak. Balon gibi olmak. Balon. Havadan atmak (top). Balon gibi şişmek. Şişmek. Balonla uçmak. Şişirmek.

Goes : Yayılmak. Yapılmak. Girmek. Ölmek. İddiaya girmek. Geçmek. Tükenmek. Başlamak. Gitmek. Bahse girmek.

When the chips are down : Çok önemli bir noktaya erişildiğinde. Bütün kozlar oynandığında. Önemli bir noktaya varıldığında. Kozlar oynandığında. Karar verme zamanı geldiğinde. Harekete geçme zamanı geldiğinde. Önemli noktada. Zora düşüldüğünde. Bıçak kemiğe dayanınca. Çok önemli bir noktaya ulaştığında.

When the cows come home : Sığırlar eve gelince. Asla. Çıkmaz ayın son çarşambası. Hiçbir zaman. Balık kavağa çıkınca. Çıkmaz ayın son çarşambasında.

 

When the time comes : Sırası geldiğinde. Zamanı gelince. Saati geldiğinde. Sırası gelince. Zamanı geldiğinde. Vakti gelince. Doğru zamanda. Zaman geldiğinde. Doğru anda.

When the need arises : İhtiyaç vakti geldiğinde. Gerektiğinde. Gereksinim olduğunda. Gereksinim doğduğunda. İhtiyaç halinde. İhtiyaç olduğunda. İhtiyaç duyulduğunda.

The curtain goes up : Perde açılıyor. Herşey yeni başlıyor. Sahne açıldı. Oyun başladı. Şov başlıyor. Bu başlangıç. Perde kaldırıldı.

When the going gets tough : İşler zorlaşınca. İşler güçleştiğinde. İşler güçleşince. İşler güçleştiği zaman. İşler zorlaştığında.