In time türkçesi In time nedir
- Bir süre sonra.
- Erken.
- Zamanında (yetişmek).
- Zamanında.
- Zaman içinde.
- Vakitli.
- Vaktinde.
- Nihayet.
- Zamanla.
- Uygun tempoda.
- Sırası gelince.
In time ile ilgili cümleler
English: "A stitch in time saves nine" is a proverb.
Turkish: "Bugünün işini yarına bırakma" bir atasözüdür.
English: Ali arrived in time for the meeting.
Turkish: Ali toplantı için zamanında geldi.
English: Ali asked Mary to wake him up in time to catch the first train.
Turkish: Ali Mary'den onu ilk trene yetişmesi için vaktinde uyandırmasını istedi.
English: Ali and Mary were just in time for the last train.
Turkish: Ali ve Mary son tren için tam zamanında ordaydılar.
English: Ali arrived just in time for dinner.
Turkish: Ali akşam yemeği için tam zamanında geldi.
In time ingilizcede ne demek, In time nerede nasıl kullanılır?
In : İçeri. Tutulan. İçine. İçeriye. İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. Olarak. Dahili. Da. De.
Time : Süre. Kez. Yerbilim zamanı. Zamanlamak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Kere. Temposunu belirlemek. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Süre tutmak. Vakit.
A stitch in time saves nine : Zamanında atılan bir dikiş dokuz dikiş kurtarır. Bir mıh bir nal kurtarır bir nal bir at kurtarır. Bugünün işini yarına bırakma. Sorunu büyümeden halletmeli. Zamanında giderilen küçük bir hata büyük felaketleri önler. Zamanında giderilen küçük bir hata sonradan olabilecek daha büyük sıkıntıları önler (bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır).
Just in time : Tam zamanında. Son anda. Kılpayı. Tam zamanında üretim. Tam çok geç olmadan önce (internet sohbet argosu). Tam vaktinde. Ucu ucuna. Son dakikada. Aramallarının tam gerekli olduğu zamanda stoklamaya gerek kalmaksızın üretime sokulduğu esnek üretimin temel ögelerinden biri. krş. kalite kontrol çemberleri, sıfır hatalı üretim.
Just in time inventory system : Tam zamanında stoklama yöntemi. Tam zamanında üretim koşullarında kullanılan stoklama yöntemi.
Just in time production : Sıfır stoklu üretim. Tam zamanında üretim.
Put in time on : Bir iş için belirli bir zaman harcamak.
İngilizce In time Türkçe anlamı, In time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
In the process of time : Zaman geçtikçe.
Sooner : Hemen. Çok geçmeden. Birazdan. Seve seve. Biraz sonra. Neredeyse. Daha çabuk. Yakında. Çabuk.
Premature : Erken doğmuş. Mevsimsiz. Prematür. Vakitsiz. Zamanından önce gelişen. Zamanı gelmeden doğan. Zamanından önce. Prematüre.
In the end : Sonunda. Eninde sonunda. Sonuçta. En sonunda.
Ahead of time : Şimdiden. Önceden. Zamanı gelmeden. Vaktinden önce.
Early : Erkenden. İlk zamanlarında. -in başlarında. Önceki. Eski. İlk.
In the long run : Sonunda. Eninde sonunda. En sonunda. Uzun vadede.
Soon : Kısa bir süre içinde. Çok geçmeden. Az sonra. Neredeyse. Şimdi. Tercihan. Çoka varmaz. Erkenden. Pek yakında.
Finally : Son olarak. Sözün kısası. Kesin olarak. En sonunda. Hele şükür. Bir de. Sonunda. Tamamen. Velhasıl.
Over time : Fazla mesai. Fazla çalışma.
In time synonyms : in due course, after a while, timely, timeously, at best, in good season, extremity, in due course of time, when the time comes, in process of time, in good time, betimes, finis, at full length, at long last, after all, duly, matutinal, at most, at last, conclusion, at one time, in the course of time, on schedule, with time, at length, before time, timeliest, prematurely, alertly, on time, in season, in due time.

Bu kısımda In time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.