Sooner türkçesi Sooner nedir
- Pek yakında.
- Erken.
- Daha çabuk.
- Çabuk.
- Birazdan.
- Seve seve.
- Daha önce veya erken.
- Hemen.
- Erkenden.
- Biraz sonra.
- Çok geçmeden.
- Yakında.
- Neredeyse.
Sooner ile ilgili cümleler
English: Ali had no sooner arrived than he was asked to leave.
Turkish: Ali varır varmaz gitmesi istendi.
English: Ali had no sooner walked in the door than Mary started to complain.
Turkish: Ali kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.
English: Ali and Mary will get married sooner or later.
Turkish: Ali ve Mary er geç evlenecekler.
English: Ali will come sooner or later.
Turkish: Ali er yada geç gelecek.
English: Ali arrived a day sooner than we expected.
Turkish: Ali beklediğimizden bir gün daha erken geldi.
Sooner ingilizcede ne demek, Sooner nerede nasıl kullanılır?
Sooner or later : Er ya da geç. Eninde sonunda. Er veya geç. Nasıl olsa. Erken veya geç. Er geç.
Sooner than expected : Beklenenden daha çabuk.
No sooner said than done : Derhal veya hemen olacak. Sözünü yerine getirdi.
No sooner than : Eder etmez. ... -ir ... -mez. Yapar yapmaz. Olur olmaz. Demeye kalmadan. -er -mez.
The sooner the better : Ne kadar çabuk olursa o kadar iyi. Ne kadar erken o kadar iyi.
Soon enough : Yeterince çabuk. Çok geçmeden.
Soon afterwards : Kısa zaman sonra. Kısa süre sonra.
Had sooner : Tercih etti. Tercih edilebilirdi. Tercih ederim.
Sooners : Oklahoma üniversitesi'nin (abd) atletizm takımlarının adı. Daha önce veya erken. Daha çabuk. Çabuk.
As soon as : İle birlikte. Hemen. İster istemez. Derhal. Eder etmez. -er -mez. En kısa zamanda. Yapar yapmaz. İle beraber. İnce.
İngilizce Sooner Türkçe anlamı, Sooner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sooner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hasty : Hızlı. Aceleci. Telaşçı. Düşüncesiz. İvedi. Düşüncesizce yapılmış. İvecen. Tez. Acele.
Timeously : Doğru zamanda. Vakitli. Zamanlıca. Tam zamanında.
In time : Vaktinde. Nihayet. Vakitli. Zamanında (yetişmek). Zamanında. Zamanla. Bir süre sonra. Sırası gelince. Zaman içinde.
At an early date : Erken bir tarihte.
Willingly : Can atarak. İsteyerek. Gönül hoşluğu ile. Kendi isteğiyle. İçinden gelerek. Bayıla bayıla. Memnuniyetle. Helalinden.
Fast by : Yanıbaşında.
Just about : Hemen hemen. Aşağı yukarı. Epeyce. -mek üzere. Az kalsın. Yaklaşık.
Half : Devre. Ara. Yarım. Yarı. Nısıf. Kısmen. Hemen hemen. Buçuk. Yarı yarıya.
Nearly : Az daha. Sanki. Yakından. Az kalsın. Hemen hemen. Yaklaşık olarak. Az kaldı. Takriben. Nerede ise.
First thing : Ajandadaki ilk şey. Derhal. İlk konu.
Sooner synonyms : as soon as, premature, sooners, by and by, dra, prematurely, in the offing, heart and soul, have a light foot, ahead of time, as soon as possible, lieve, in a while, in nothing flat, with pleasure, erelong, at once, beforetime, at short notice, quicker, presently, betimes, nothing loath, fasted, more or less, soon, at any moment, anon, as good as, forthright, fleet, hard by, before time.
Sooner ingilizce tanımı, definition of Sooner
Sooner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, any one who does a thing prematurely or anticipates another in acting in order to gain an unfair advantage. In the western United States, one who settles on government land before it is legally open to settlement in order to gain the prior claim that the law gives to the first settler when the land is opened to settlement.

Bu kısımda Sooner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sooner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sooner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sooner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.