White winged black tern türkçesi White winged black tern nedir

  • Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, deniz tarlangıcıgiller (sternidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, gagası kara, ayakları kırmızı, avrupa ve afrika'da durgun su ve bataklıklarda yaşayan göçmen bir tür.
  • Ak kanatlı deniz kırlangıcı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

White winged black tern ingilizcede ne demek, White winged black tern nerede nasıl kullanılır?

White : Beyaz ırktan olan. Gözün beyaz kısmı. Yumurta akı. Soluk benizli. Göz akı. Solgun. Sütlü kavhe. Beyaz.

Winged : Etkileyici. Kanatlı. Hızlı.

Black : Siyaha boyamak. Karalayıcı. Morartmak. Siyahlatmak. Kötü. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Kara. Siyahi. Kasvetli. Morarmış.

Tern : Balıkçın. Üç rakamlı numara. Üç parçalı şey. Denizkırlangıcı. Üç sayıları. Üçlü. Deniz kırlangıcı.

White winged diuca finch : Buzulkuşu. Buzul kuşu.

White winged fire eye : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, bağırganlar (clamatores) üst familyasının, karınca kuşugiller (formicariidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, gözleri koyu kırmızı, brezilya ormanlarında yaşayan bir tür. Ateşgöz.

White winged lark : Ak kanatlı toygar. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, tarla kuşugiller (alaudidae) familyasından, türkistan ve rusya'da ekili steplerde yaşayan, 17 cm kadar uzunlukta, sırtı kül kahverengi, karnı beyaz, erkeğinin tepesi kırmızı olan bir tür. ak kanatlı tarla kuşu.

 

İngilizce White winged black tern Türkçe anlamı, White winged black tern eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak White winged black tern ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

 

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

White winged black tern synonyms : aardwolf, abambulacral area, abiotic environment, abo blood groups system, abacus bodies, aardvarks.