Whole body türkçesi Whole body nedir

  • Tüm vücut.
  • Tüm beden.
  • Vücudun bütünü.
  • Bütün vücut.
  • Vücudun tamamı.

Whole body ile ilgili cümleler

English: My whole body is sticky with sweat. I want to take a bath as quickly as possible in order to feel refreshed.
Turkish: Bütün vücudum terden yapış yapış. Kendime gelmek için mümkün olduğu kadar çabuk bir banyo almak istiyorum.

English: My whole body is sore.
Turkish: Benim bütün vücudum ağrıyor.

English: Her whole body hurt.
Turkish: Onun bütün vücudu ağrıyor.

English: My whole body itches.
Turkish: Benim bütün vücudum kaşınıyor.

English: My whole body was shaking.
Turkish: Benim bütün vücudum titriyordu.

Whole body ingilizcede ne demek, Whole body nerede nasıl kullanılır?

Whole : Bitev. Sağlıklı. İyi. Öz. Tek parça. Sağlığı yerinde. Tüm. Toplam. Tam. Sağlam.

Body : Karoser. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Yığın. Kasa. Nesne. Cüsse. Grup. Miktar. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Yoğunluk.

Whole body radiation meter : Vücudun yaydığı toplam gama ışınımı düzeyini (frenleme ışınımı dahil) ölçmeye yarayan aygıt. Bütün vücut radyasyon ölçer. Vücut ışınımölçeri.

Whole bag of tricks : Tüm imkanlar. Tüm mevcut olanaklar.

Whole blood : Sahih resep. Aynı ana ve babadan olan kardeşler arasındaki akrabalık bağı. Tam kan.

Whole brother : Öz erkek kardeş. Aynı ebeveynlerden olma erkek kardeş. Tam erkek kardeş.