Wide open türkçesi Wide open nedir

Wide open ile ilgili cümleler

English: Keep your eyes wide open before marriage, half shut afterwards.
Turkish: Evlenmeden önce gözlerinizi tam açın, daha sonra yarı kapatın.

English: The door was wide open.
Turkish: Kapı sonuna kadar açıktı.

English: Tom's eyes are wide open.
Turkish: Tom'un gözleri apaçık.

Wide open ingilizcede ne demek, Wide open nerede nasıl kullanılır?

Wide : Vasi. Ferah. Açık. Bol. Geniş bir alanı kaplayan. Alabildiğine. Tamamen. Uzak. Adamakıllı. Engin.

Open : Açık (kapı). Serbest. Ferah. Fora etmek. Açık. İçten. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Kısık olmayan (ses). Bildirmek. Yarılmak.

Wide angle : Geniş açılı. Geniş açı. Büyük açı.

Wide angle beam : Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açısı 45-90° olan ışın demeti. Geniş (açılı) ışın.

Wide angle floodlight : Merceksiz, ve ışığı çok geniş bir alana yayarak gölgeleri yok eden aynalı ışıklama aygıtı. Geniş bir alanı aydınlatan ışıldak. Geniş açılı ışıldak.

Wide angle lens : Geniş açılı lens. Odak uzunluğu olağandan kısa olan, olağan mercekten daha geniş bir görüş alanını kapsayan, özellikle dar bezemler içinde çalışıldığında kullanılan mercek çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geniş açılı objektif. Geniş açı objektif. Geniş açılı mercek.

 

İngilizce Wide open Türkçe anlamı, Wide open eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wide open ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crying : İğrenç. Çığlık. Ağlayan. Ağlama. Acil. Büyük. İvedi. Göze çarpan.

Evidential : Delillere dayanan. İnandırıcı. Kanıtlara dayanan. Delile ait. Delile dayanan. Ortada. İspata ait. Aşikar. Kanıt oluşturan.

Forbearing : Vazgeçmek. Sakınmak. Kendini tutmak. Kaçınmak. Sabretmek. Sabırlı. Hoşgörülü olmak. Tahammüllü. Dayanıklı.

Complaisant : Lütufkar. Yardımsever. Yardıma hazır. Nazik. Müsamahakar. Yardım etmeye hazır. Müşfik.

Cryings : Çığlık. Büyük. Göze çarpan. Acil. Ağlayan. İvedi. İğrenç. Ağlama.

Unmatchable : Eş değerde olamaz. Kıyaslanamaz. Eşit olarak değerlendirilemez. Emsali kalmamış.

Good natured : Yardımsever. Babacan. İyi huylu. Yumuşak.

Broads : Göze çarpan. Liberal. Serbest. Engin. Esas. (argo) kadınlar. Kaba. Geniş. Kartlar.

Nonpareil : Emsali kalmamış. Eşsiz insan. Altı puntoluk harf. Eşsiz. Benzersiz şey. Şeker kaplı bir tür çikolata. Benzersiz. Eşsiz kimse. Emsalsiz.

Above board : Açık ve dürüst. Gizlisi saklısı olmayan. Dürüst. Yasal. Kanunlara uygun. Dürüstçe. Alnı açık. Doğru. Açıkça.

Wide open synonyms : second to none, evidently, apparent, nonpareils, aboveground, aboveboard, evident, conspicuous, gentle, blanker, decent, unrivalled, large minded, crystal clear, forgiving, peerless, broadminded, unrivaled, clearly, uniques, clement, broader, barest, matchless, as plain as a pikestaff, broadest, gentler, unique, admissive, avowed, gentlest, beyond dispute, explicit.