Widgets türkçesi Widgets nedir

  • Zımbırtı.
  • Görsel programlamada bir kütüphanedeki grafik bileşenlere verilen ad.
  • Kullanıcı ile bilgisayar arasında karşılıklı etkileşim olanağı sağlayan grafik sembolü (kaydırma çubuğu, düğme vs).
  • Parçacık.
  • Grafik sembollerinin hareketlerini tanımlayan küçük bilgisayar.
  • Adı unutulan şey için kullanılan isim.
  • Varsayımsal nesne.
  • Ivır zıvır.

Widgets ingilizcede ne demek, Widgets nerede nasıl kullanılır?

Widget : Varsayımsal nesne. Görsel programlamada bir kütüphanedeki grafik bileşenlere verilen ad. Ivır zıvır. Adı unutulan şey için kullanılan isim. Parçacık. Zımbırtı. Kullanıcı ile bilgisayar arasında karşılıklı etkileşim olanağı sağlayan grafik sembolü (kaydırma çubuğu, düğme vs). Grafik sembollerinin hareketlerini tanımlayan küçük bilgisayar.

Widgeon : Yaban ördeği. Yabanördeği.

Widgeons : Yabanördeği. Yaban ördeği.

Widal test : Salmonella enfeksiyonu şüpheli hastalarda salmonella typhi ve salmonella paratyphi’nin o ve h antijenlerine karşı serumda oluşmuş aglütininlerin varlığını araştıran test. Widal test.

Widdershins : Geriye doğru. Tersine. Doğal gidişatın tersi yönde. Güneşin tersi yönünde. Saatin tersi yönde.

Wide angle floodlight : Geniş bir alanı aydınlatan ışıldak. Merceksiz, ve ışığı çok geniş bir alana yayarak gölgeleri yok eden aynalı ışıklama aygıtı. Geniş açılı ışıldak.

 

Wide : Gen. Geniş. Geniş bir alanı kaplayan. Yaygın. Alabildiğine. Ardına kadar. Vasi. Engin. Tamamen.

Widdling : İşeme. İdrara çıkma.

Wide angle lens : Geniş açı objektif. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geniş açılı mercek. Geniş açılı objektif. Geniş açılı lens. Odak uzunluğu olağandan kısa olan, olağan mercekten daha geniş bir görüş alanını kapsayan, özellikle dar bezemler içinde çalışıldığında kullanılan mercek çeşidi.

Wide angle beam : Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. Açısı 45-90° olan ışın demeti. Geniş (açılı) ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Widgets Türkçe anlamı, Widgets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Widgets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gizmos : Şey. İşlevi belli olmayan alet. Zamazingo. Cihaz. Uğur. Alet. Adı anımsanmayan şey. Aygıt.

Corpuscula : Korpuskula. Cisimcik. korpuskulumun çoğulu.

Contraptions : Tertibat. Hüner. Makine. Acayip alet. Mekanizma. Zamazingo. Garip alet. Garip makine.

Drecks : Pislik (yiddiş). Çöp. (argo) değersiz şey. Ucuz. Beş para etmez. Çamur. Değeri olmayan şey. Kalitesiz. Pislik.

Little : Kısa. Az miktarda. Ufak. Hemen hemen hiç. Az miktar. Genç. Azıcık. Değersiz. Ufak şey. Cici.

Gadget : Değersiz şeyler. Becerikli alet. Küçük aygıt. Marifetli küçük araç. Alet. Dalgametre. Küçük alet. Makine.

Bits and pieces : Önemsiz şeyler. Kırıntılar. Ufak tefek şeyler. Döküntüler. Ufak şeyler. Her türlü şeyler. Kalıntılar.

 

Spall : Parçalanmak. Parçalamak. Kıymak. Taş parçası. Pul pul olmak. Yonga. Kabuğunu soyma. Ufak parça taş. Kıymık.

Move : İlerlemek. Hareket ettirmek. Devinmek. Duygulandırmak. Taşıma. Kımıldatmak. Kıpırdamak. Taşınmak. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Hareket.

Widgets synonyms : widget, doohickey, diminutive, motes, dinguses, corpuscule particle, small, mote, balderdash, doodads, modicum, bantam, doings, corpuscular, doodad, spalled, farrago, fleck, de minimis, doing, modicums, gimcrack, flecking, particles, corpuscle, crap, corpuscule, petite, lilliputian, corpuscles, dingbat, flyspeck, contraption.

Widgets zıt anlamlı kelimeler, Widgets kelime anlamı

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak.

Large : Çok. İri. Kocaman. Kalabalık (aile). Büyük. Büyük (servet). Büyücek. Koca. Bol. Geniş.

Big : Önemli. Ünlü. Büyük. Kocaman. İri. Popüler.