Wigwags türkçesi Wigwags nedir

  • Flama işareti.
  • İleri geri hareket etmek.
  • Hafifçe sallanmak.
  • Flamayla işaret vermek.

Wigwags ingilizcede ne demek, Wigwags nerede nasıl kullanılır?

Wigwag : Flamayla işaret vermek. Hafifçe sallanmak. İleri geri hareket etmek. Flama işareti.

Wigwagged : İleri geri hareket etmek. Flama işareti. Hafifçe sallanmak. Flamayla işaret vermek.

Wigwagging : Elini kaldırarak veya bayrakla bir işaret verme. Hafifçe sallanmak. Öne arkaya sallanma.

Wigwam : Kızılderili çadırı.

Wigwams : Kızılderili çadırı.

Wigeons : Her kanadında beyaz bir benek olan avrasya kökenli bir tatlı su ördeği. Parlak beyaz bir başı olan kuzey amerika'ya özgü bir yaban ördeği. Fiyu. Yaban ördeği.

Wigeon : Parlak beyaz bir başı olan kuzey amerika'ya özgü bir yaban ördeği. Kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, iskandinavya, kuzey rusya, sibirya'nın güneyinden kamçatka'ya kadar uzunan bölgelerde kuluçkaya yatan, türkiye'de yalnız kış aylarında görülen, göl ve bataklıklarda yaşayan, göç sırasında ve kış aylarında deniz kenarlarında da görülen ve yeşil baş ördekten daha küçük olan bir tür. ıslık çalan ördek. Yaban ördeği. Ana vatanı avrupa olan, göl ve nehir kıyılarındaki sazlıklarda yaşayan, çiftler halinde beslenen, kolay üreme yeteneğinde olan ördek ırkı. Fiyu ördeği. Fiyu. Her kanadında beyaz bir benek olan avrasya kökenli bir tatlı su ördeği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Wigging : Azarlama. Paylama.

Wiggery : Peruk.

Wig : Peruk. Sertçe azarlamak. İnsan saçından ya da at kuyruğundan yapılan yapay saç. Takma saç. Peruka. Haşlamak.

İngilizce Wigwags Türkçe anlamı, Wigwags eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wigwags ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wigwagging : Elini kaldırarak veya bayrakla bir işaret verme. Öne arkaya sallanma.

Joggles : Hafifçe sallamak. Geçme ile tutturmak. Hafifçe sarsmak. Sallamak. Birleştirmek. Geçme parçası. Sarsmak. Yavaşça sallamak. Diş yapmak.

Signalise : İşaret etmek. Önemli yapmak. Belirginleştirmek. Üzerinde durmak. İşaretle bildirmek. Göstermek. Göstermek (ayrıca signalize). Bildirmek. Tanımlamak. Göze çarpan şekle getirmek.

Jiggled : Dingildemek. Titreme. Sallamak. Hafif ve çabuk sallamak. Irgalanmak. Salınmak. Hafif sallantı.

Wave : Sallanmak. Ünalgı tolkunu. Dalga. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik. El sallamak. Özdeğin, erke niteliğini taşımak ve alan görünümünde ortaya çıkmak koşuluyla, parçacıkların dönemli titreşimlerinden oluşan, yeğinlik ve uzanımı, bulundukları yer ve zamanın izleviyle belirlenen varlık türü. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. El etmek. Kıvrım.

 

Jiggles : Hafif sallantı. Irgalanmak. Titreme. Sallamak. Dingildemek. Salınmak. Hafif ve çabuk sallamak.

Joggle : Hafifçe sarsmak. Diş yapmak. Geçme parçası. Hafifçe sallamak. Hafifçe sarsılmak. Kertik. Sallamak. Sarsıntı. Diş. Çentik.

Signal : Bir yayın dizgesinde bilgi taşıyan elektrik akımı ya da radyo dalgası. İşaret. Bilgisayar, bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açık. Uzaktan anlaşmak için öngörülen biçimde alıp verilen im. Belirtke. İşaretle bildirmek. Uyarıcı gösterge. Sinyal vermek. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar.

Brandish : Savurmak. Savurma. Sağa sola sallamak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallamak. Sallama.

Wigwags synonyms : wigwagged, jiggle, wigwag, flourish, sign, jiggling, signalize.