Wimble türkçesi Wimble nedir
- Delgi.
- Kesici ağzı, talaş iletici kanalları ağacı delecek özellikte delme aracı.
- Matkap.
- Delme aleti.
- Burgu ile delmek.
- Burgu.
- Ağaç delgisi.
- Burgu açmak.
- Delmek.
- Delik açmak.
Wimble ile ilgili cümleler
English: This train calls at all stations to Wimbledon.
Turkish: Bu tren Wimbledon'a kadar olan tüm istasyonlara uğrar.
English: At Wimbledon there are now special electronic machines to judge the serves.
Turkish: Wimbledon'da şimdi, servis atışlarını değerlendiren özel elektronik aletler var.
Wimble ingilizcede ne demek, Wimble nerede nasıl kullanılır?
Wimbledon : İngiltere'nin güneydoğusunda bir şehir. Bu şehirde icra edilen prestijli tenis turnuvası. Kuzey dakota eyaletinde şehir.
Wimbledon tournament : İngiltere wimbledon'da gerçekleştirilen yıllık tenis müsabakası. Wimbledon turnuvası.
Wimbles : Burgu açmak. Delgi. Burgu ile delmek. Burgu. Delme aleti. Delik açmak. Ağaç delgisi. Matkap. Delmek.
Swimbladder inflamation : Çeşitli balık türlerinde özellikle sazanlarda, rhabdoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, yüzme kesesinin yangılanması, karında sıvı toplanması ve vücudun çeşitli yerlerinde hemorajilerin oluşmasıyla karakterize bulaşıcı viral bir hastalık. Viral yüzme kesesi yangısı.
Swimbell : Çan biçiminde yüzme organı. Çan biçiminde yüzme kılganı.
Can you swim : Yüzebiliyor musunuz.
Wimp out : Tırsmak. Korkmak.
Be out of the swim : Haberi olmak. Katılmak. Haberdar olmak. Yeralmak.
Wimples : Rahibe başörtüsü. Rahibe atkısı. Atkı (ipek).
Freestyle swimming : Serbest yüzme.
İngilizce Wimble Türkçe anlamı, Wimble eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wimble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flouting : Uymamak. Takmamak. Alay etmek. Saygısızca karşı gelmek. Zıddına gitmek. Hor görmek. Burun kıvırmak. Reddetmek. Eğlenmek. Küçümsemek.
Flouts : Hor görmek. Uymamak. Reddetmek. Burun kıvırmak. Alay etmek. Saygısızca karşı gelmek. Küçümsemek. Zıddına gitmek. Eğlenmek.
Corkscrews : Helezon. Burmaç. Tirbuşon. Tirbuşon hareketi yapmak. Spiral. Sarmal. Sarmal olarak kıvrılmak. Tapa burgusu.
Drilling machine : Delme tezgahı. Delme makinesi. Delik açmak için kullanılan makine. İşaret delgi makinesi. Matkap tezgahı. Sondaj makinesi. Delme makinası.
Burrow : Çukur kazmak. (çukur) kazmak. Bir mağarada gizlenmek. Tünel kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Saklanmak. Yuva yapmak. Kazmak. Oyuk açmak.
Bits : Bit. Gem. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Eksik etek. Takım taklavat. Kırıntı. Bozuk para. Nebze.
Bit : Miktar. İkil. Keser ucu. Uç. Ufak rol. Dizgin. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi). Gem. Önemsiz.
Broaches : Açmak (bir konuyu). Açmak. Çekmek. İleri sürmek. Şiş. Del. Konuya girmek. Şişlemek.
Dig through : Kazıp delmek.
Wimble synonyms : screw auger, brace bit, bore a hole in, gimlets, drill bit, empierce, boring machine, dig a hole, lancinate, broached, girnie, drilling, holed, augers, burrowing, gimleting, dig into, drill, drills, holing, bore, cleave, flout, anger, broach, borer, broaching, wimbles, electric drill, boring tool, corkscrew, burrowed, honeycombs.
Wimble ingilizce tanımı, definition of Wimble
Wimble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Active. An instrument for boring holes, turned by a handle. Nimble. To bore or pierce, as with a wimble.

Bu kısımda Wimble kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wimble ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wimble anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wimble ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.