Wingdings türkçesi Wingdings nedir

  • Harfleri temsil eden sembollerden oluşan font.
  • Çılgınca eğlence.

Wingdings ingilizcede ne demek, Wingdings nerede nasıl kullanılır?

Wingding : Çılgın eğlence. Heyheyleri tutma. Çılgınca şey. Çılgınca eğlence.

Slowingdown area : Isıl reaktörde, hızlı nötronların enerji kaybederek, ısıl nötron haline dönüştüğü alan. Yavaşlama alanı.

İngilizce Wingdings Türkçe anlamı, Wingdings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wingdings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indirect : Aktarmalı. Dolaylı. Aldatıcı. Dolambaçlı. Doğru olmayan. Kinayeli. İmalı. Endirekt. Vasıtalı.

Orgy : Ürünü bollaştırma amacıyla düzenlenen törenlerde ve ürün alma sırasında yasakların ortadan kalkarak ortaklaşa cinsel birleşmelere dek varan taşkın eğlence; bir tür fuhuş. Sefahat alemi. Alem. Sefahat. Seks partisi. Seks partili alem. Çılgınca eğlenme. Çılgın ev partisi. Cümbüş.

Wingding : Çılgınca şey. Heyheyleri tutma. Çılgın eğlence.

Twisty : Yalancı. Dönen. Kıvrılan. Şaşırtıcı. Hileli. Bükülen.

Meandering : Kıvrımlı. Kıvırma. Menderesli akış. Dolanma. Dolambaçlı yol. Dolambaçlı.

Twisting : Yılankavi. Döndürme. Bükücü. Dalkavukluk. Burma. Büküm. Kıvırma. Burulma. Bükme. Kıvrılma.

 

Wandering : Sayıklayan. Dalgınlık. Serseri. Amaçsızca dolaşma. Daldan dala konma. Başıboş dolaşan. Sürüngen (bitki). Dalgın. Göçebe. Amaçsızca dolaşan.

Tortuous : Dolaylı. Namussuz. Kıvrımlı. Hileli. Eğri büğrü. Dolambaçlı. Yılankavi. Haksız. Eğri. Dönen.

Voluminous : Çok kitap yazan. Kat kat olan. Hacimli. Güçlü. Bol. Çok miktarda. Çok ciltli. Pek çok. Pek büyük. Muazzam.

Crooked : Namussuz. Bükülü. Deforme olmuş. Hilekar. Çarpık. Çökmüş. Kargacık burgacık. Yamuk yumuk. Sahtekar. Eğri büğrü.

Wingdings synonyms : rambling, orgies.

Wingdings zıt anlamlı kelimeler, Wingdings kelime anlamı

Direct : Komuta etmek. Duraklamadan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğrudan. Doğru. Tereddütsüz. Doğrultmak. Yönetmenlik yapmak. Yolu tarif etmek. Dosdoğru.

Straight : Düzlük. Yarış çizgisi. Doğru. Düz. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düzgün. Düz (çizgi). Doğruca. Düz hat. Düz çizgi.