Wooden türkçesi Wooden nedir
- Tahtadan.
- Ruhsuz.
- Kazık gibi.
- Ağaç.
- Ahşap.
- Ahşaptan.
- Ağaçlı.
- Odun gibi.
- Katı.
- Ağaçtan yapılmış.
- Alık.
- Tahta.
- Tahtadan yapılmış.
- Kalın kafalı.
Wooden ile ilgili cümleler
English: A wooden chair is expensive.
Turkish: Ahşap sandalye pahalıdır.
English: He carved me a wooden doll.
Turkish: Bana tahtadan bir oyuncak bebek oydu.
English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.
English: Ali kicked the wooden box.
Turkish: Ali ahşap kutuyu tekmeledi.
English: Both wooden pieces are different shapes.
Turkish: Her iki ahşap parçalar farklı şekillerde.
Wooden ingilizcede ne demek, Wooden nerede nasıl kullanılır?
Wooden actor : Tahtadan yapılmış kukla. Tahta kukla.
Wooden banister : Ahşap tırabzan. Ağaç parmaklık. Ahşap küpeşte.
Wooden beam : Kalas. Kütük.
Wooden box : Ağaçtan sandık. Ahşap kutu. Ahşap sandık. Tahta kutu.
Wooden door : Ahşap kapı.
Wooden headed : Kalın kafalı. Odun kafalı. Aptal. Geri zekalı. Salak.
Wooden leg : Tahta bacak.
Wooden house : Ağaç ev. Müşterinin tasarımına göre ahşaptan yapılma ev. Ahşap ev.
Wooden plug : Kurşun borudaki ezik yerleri düzeltmekte kullanılan sert ağaçtan yapılmış bir araç. Düzleme sürgüsü.
Wooden frame : Ahşap kasa.
İngilizce Wooden Türkçe anlamı, Wooden eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wooden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
The wood : Odun. Orman. Koru. Ağaçlandırmak. Tahta nefesli çalgı. Ağaçlık. Kereste.
Dense : Ağır (yazı). Sıkışık. Kalabalık. Tıkız. Özgül ağırlığı yüksek olan. Kalın. Kırılma özelliği çok olan (mercek camı). Sık. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim).
Chumped : Mankafa. Saksı. Kütük. Küt uç. Salak. Pirzola. Kaşkaval. Çiğnemek. Kuzu filetosu.
Firmed : Yükselmeye başlamak. İstikrara kavuşmak (fiyatlar). Sağlamlaştırmak. Pekişmek. Pekiştirmek. Sıkı. Donmak (jöle pelte çikolata vb). Firma. Sağlamlaşmak.
Blackboard : Karatahta. Ders tahtası. Sınıf tahtası. Okullarda üzerine tebeşirle yazı yazılan, çoğunlukla tahtadan, kara renkte, geniş levha. Yazı tahtası. Tahta (okul). Kara tahta.
Passionless : Tutkusuz. Heyecansız. Kendine hakim. İhtirassız. Soğukkanlı.
Emphatical : Vurgulanmış. Vurgulu. Önemli.
Arboreous : Ağaç biçiminde. Ağaçsıl. Ağaç ile ilgili. Ağaç gibi. Ağaçlık. Ağaçsı. Ağaca benzeyen. Ağaç biçimli.
Forested : Ormanlık. Ormanlı.
Tree : Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Ağaçtan. Darağacı. Ağaç şeklinde kristalleşme. Çıkmaza sokmak. Ağaca çıkarmak. Mil. Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı.
Wooden synonyms : awkward, dull, timbered, firm, planks, deadpan, firmest, inanimate, arbor, plank, berk, dead alive, callous, hardwoods, woodsiest, dimwit, boeotian, dolts, arboraceous, dendro, wooded, clapboard, lifeless, woodsy, boobies, bosky, woodenly, pawpaws, bohunks, ebonise, beefhead, pawpaw, gallowstree.
Wooden zıt anlamlı kelimeler, Wooden kelime anlamı
Graceful : Dal gibi. İnce. İncelikli. Hoş. Nezaket sahibi. Çekici. Zarif. Endamlı. Güzel. Ağırbaşlı.
Wooden antonyms : nonwoody.
Wooden ingilizce tanımı, definition of Wooden
Wooden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a wooden box. A wooden wedding. Pertaining to, or resembling, wood. Made or consisting of wood. A wooden leg.

Bu kısımda Wooden kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wooden ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wooden anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wooden ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.