World map türkçesi World map nedir

  • Düzlemyuvar.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yeryuvarlağı üzerindeki biçimleri tümüyle bir düzlem üzerinde göstermek amacıyla, çeşitli haritacılık yöntemlerine başvurularak hazırlanmış harita.

World map ile ilgili cümleler

English: Have a look at the world map.
Turkish: Dünya haritasına bir göz atın.

English: A world map shows all the countries.
Turkish: Bir Dünya haritası tüm ülkeleri gösterir.

World map ingilizcede ne demek, World map nerede nasıl kullanılır?

World : Diyar. Alem. Üçüncü dünya. Yeryüzü. Evren. Dünya. Yer. Arz. Ömür. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü.

Map : Saptamak. Gözlem ya da verileri alansal ve yersel dağılımıyla gösteren çizim. Bilgisayar, coğrafya, ekonomi alanlarında kullanılır. Haritasını yapmak. Map. Planlamak. Plan. İşaret etmek. Markov varış süreci. Eşleme.

World bank : Devlet garantisi ile açılışlar ve yatırımlar için kredi sağlayan para kurumu. Dünya bankası. Uluslararası imar ve kalkınma bankası. İkinci dünya savaşı sonrasında tahrip olmuş ülkelerin yeniden imarı için uluslararası sermaye piyasasından borçlanıp, üyelerine ticari bankalardan daha düşük faizli kredi sağlamak amacıyla 1944 yılında bretton woods anlaşması ile kurulmuş ve 1946 yılında çalışmaya başlamış finans kurumu.

 

World beater : Dünyanın en iyisi olmaya çalışan kimse. Alanında en iyisi olan şey. Dünya rekoru sahibi. Dünya rekortmeni.

World body : Dünya çapında teşkilat. Dünya organizasyonu. Uluslararası çapta organizasyon.

World center : Sınırlı evren için kabul edilen merkez. Dünya çapında işlerin gerçekleştirildiği aktif şehir. Dünya merkezi. Evren merkezi.

İngilizce World map Türkçe anlamı, World map eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak World map ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Air route : Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

 

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

World map synonyms : aluvial coast, planisphere, agricultural production, agricultural specialisation, altimetric profile, age pyramid, adventife cone.