Wrongers türkçesi Wrongers nedir

  • Suçlu.
  • Fail.
  • Yanlışçı.
  • Yanlış yapan kimse.
  • Hatacı.
  • Daha yanlış.

Wrongers ingilizcede ne demek, Wrongers nerede nasıl kullanılır?

Wronger : Daha yanlış. Suçlu. Yanlış yapan kimse. Hatacı. Yanlışçı. Fail.

Wronged : Haksızlığa uğrayan kimse. Mağdur. Mazlum. Haksızlığa uğramış. Haksızlık edilmiş.

Wrongest : En uygunsuz. En yanlış. En hatalı. En haksız.

Wrong assumption : Yanlış tahmin. Yanlış varsayım. Hatalı öngörü. Hatalı varsayım. Yanlış hipotez.

Wrong disk : Yanlış disket.

Wrong example : Yanlış örnek. Yanlış numune.

Wrong side : Arka yüz. Ters yüz. Kumaşın ters yüzü.

Wrong doing : Kötü işler. Günah. İhlal. Tecavüz. Yanlış yapma. Şeytani iş. Hata yapma.

Wrong impression : Yanlış izlenim.

Wrong headed : Ters. İnatçı.

İngilizce Wrongers Türkçe anlamı, Wrongers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wrongers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doer : Yapan kimse. Eden kimse. Aracı-yapan. Eden. Yapan.

Principals : Şef. Başkan. Okul müdürü. Asli failler. Sermaye. Müvekkil. Düellocu. Anamal. Anapara.

Apaches : Hödük. Ağ sunucusu. Apaçi. Apaş. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Külhanbeyi.

Apache : Külhanbeyi. Hödük. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Apaş. Apaçi. Ağ sunucusu.

 

Evil doer : Kötülük eden kimse. Günahkar.

Offender : Mücrimin. Kabahatli. Suç işleyen. Suç işlemiş kimse.

Makers : Yaratan. Yapan. Bono imzalayan kimse.

Delinquent : Görevini yerine getirmeyen. Suç işleyen. Suç işleyen (çocuk). Zamanında yapılmayan ödeme. Geciktirilmiş. Mücrim. Çocuk suçlu. İhmalcilik. Kabahatli kimse.

Wrongers synonyms : virginia katherine mcmath, virginia mcmath, carl rogers, perpetrators, wronger, culprit, doers, culprits, culpable, delinquents, bushranger, ginger rogers, arrestable, criminal, principal, actor, maker, wrongdoer, agent, perpetrator, accused, agency, criminals, felon, blameful.

Wrongers zıt anlamlı kelimeler, Wrongers kelime anlamı

Rightness : Doğruluk. Haklılık. Hakkaniyet. Dürüstlük. Haklı olma.

Correctness : Uygunluk. Sıhhat. Bir bilginin şaşmaz geçerliği ya da konusuna tam uygunluğu. Selamet. Doğruluk. Tam doğruluk. Dürüstlük.

Morality : Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etik. Ahlaklılık. Aktöre. Moralite oyunu. Törellik. Erdem. Ortaçağda, hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi. sonradan burjuva ahlak değerlerinin temeli üzerine kurulan ve soyut nitelikleri (iyilik, kötülük, açgözlülük, oburluk, kin, onur, vb.) kişiler olarak sahneye çıkaran oyun. Özgücü. Töreci oyun.