Xenoecic türkçesi Xenoecic nedir

  • Başka organizmaların boş kabuklarında yaşama.
  • Ksenoik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Xenoecic ingilizcede ne demek, Xenoecic nerede nasıl kullanılır?

Xeno : Kseno. Yabancı.

Xenobiologies : Uzaylılar biyolojisi. Başka gezegenlerden yaratıkları inceleyen biyoloji. Zenobiyoloji. Dünyanın dışındaki hayatın olanaklılığını inceleyen bir bilim dalı.

Xenobiology : Zenobiyoloji. Başka gezegenlerden yaratıkları inceleyen biyoloji. Dünyanın dışındaki hayatın olanaklılığını inceleyen bir bilim dalı. Uzaylılar biyolojisi. Dünyanın dışındaki hayatın olanaklılığını inceleyen bilim dalı.

Xenobiosis : Ksenobiyoz. Bir sosyal böcek türü kolonisinin diğer böyle bir türün yuvasında yaşaması durumu. kendi yavrularını ayn tutarlar, fakat serbestçe dolaşarak besinleri yerler.

Xenobiotic : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlı sistemlere yabancı olan ilaç, böcek öldürücü, petrol ürünleri gibi maddeler ya da bunların kısımları. Ksenobiyotik. Besinle alınan doğal bileşikler dışında kalan ve çeşitli yollardan canlı vücuduna giren kimyasal maddeler.

Xenogamy : Ksenogami. Bitkilerde çapraz tozlaşma. Çapraztozlaşma. Çapraz tozlaşma. Çapraz döllenme.

Xenogeneic : Ksenogenik.

Xenogenesis : Türünden farklı doğma. Ebeveynlerinden tamamen farklı doğma (biyoloji terimi). Ksenojenez.

 

Xenodochium : (ortaçağ) yabancıları veya hacıları geçici olarak ağırlamak için kullanılmış olan oda (manastır gibi). Ortaçağ'da yabancıların konaklaması için yapılmış bina. Yabancıların konaklaması için yapılmış ev. Ksenodokyum. Ksenedokyum. Özürlü insanlar evi.

Xenogenetic : Ksenogenetik.

İngilizce Xenoecic Türkçe anlamı, Xenoecic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Xenoecic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

 

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Xenoecic synonyms : a site, abiotic factor, abramis zone, abductor muscle, abambulacral area, a chromosome.