Yancı nedir, Yancı ne demek
- Kahvelerde oynanan oyunları seyreden ve bedavadan yiyip içen kimse.
- Düşmana karşı ilerleyen bir kuvvetin yandan gelebilecek baskınlardan korunmak amacıyla oluşturduğu emniyet birliği

Yerel Türkçe anlamı:
Huysuz, ahlaksız.
Asker yürüyüşlerinde yanları korumak üzere çıkarılan küçük birlikler.
Yamak, işçi yardımcısı.
Nişan töreninde kız evine götürülen armağanları korumak için yanında giden delikanlı.
Yancı ile ilgili Cümleler
- Meryem ile Selime'nin yancılık üzerine kurulu bir ilişkisi var.
- Yancıları sevmem.
Yancı tanımı, anlamı:
Yancılık : Yancı olma durumu.
Kahve : Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu tozla hazırlanan içecek. Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
Oyun : Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Hile, düzen, desise, entrika. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Kumar.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Düşman : Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı.
Kuvvet : Şiddet, zor, cebir. Güç. Dayanıklı olma durumu. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Bir ülkenin silahlı gücü. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Fiziksel güç, takat.
Baskın : Ansızın çıkagelme. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Su basması, sel. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.
Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.
Yancık : Zırh. Köylü kadınların yanlarına sarkıttıkları örme süsler. Kadınların, yün eğirirken sol kalçalarına astıkları ve üstünde iğ çevirdikleri kösele parçası. Çobanların azık torbası. Atların sırtına geçirilen zırhlı örtü. Kese, torba, boyundan geçirilerek yana asılan çanta. At zırhı, çukal. Oturacak yeri, sağrı, kıç.
Yancıklı : Sağrısı büyük olan.
Yancılmak : Ezilip yapışmak, yassılmak, ezilip yassılmak.
Yancımak : Yasıltmak, yapıştırmak, çekip sıkıştırmak.

Bu kısımda Yancı nedir? Yancı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yancı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yancı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.