Yello türkçesi Yello nedir

  • Hello (merhaba) kelimesinin şakacı biçimi.

Yello ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't usually stop if the light is yellow.
Turkish: Ali ışık sarıysa genellikle durmaz.

English: "The sun is yellow." "That depends on your perspective. I am of the opinion that yellowness is sunny."
Turkish: "Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."

English: Ali looked in the yellow pages to find a used car dealer.
Turkish: Ali bir kullanılmış araba satıcısı bulmak için sarı sayfalara baktı.

English: Ali marked a sentence with a yellow highlighter.
Turkish: Ali bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.

English: Ali picked out a yellow shirt for me to try on.
Turkish: Ali denemem için sarı bir gömlek çıkardı.

Yello ingilizcede ne demek, Yello nerede nasıl kullanılır?

Yellow : Yumurta sarısı. Sarartmak. Sarılı. Sarı renkli. Sarı renk. Sararmak. Kıskanç. Sarı. Ödlek. Korkak.

Yellow and blue : Sarı ve mavi.

Yellow and dark blue : Sarı ve koyu mavi.

Yellow and dark cyan : Sarı ve koyu camgöbeği.

Yellow and dark green : Sarı ve koyu yeşil.

Yellow brass : Sarı pirinç.

Yellow belly : Tırsık. Tırsak. Lincolnshire'lı kimse. Tabansız. Korkak. Ödlek.

Yellow bighead : Koyunlarda demir dikeni veya delice bitkisinin bir bileşeniyle bir mantar zehri olan sporidesmin arasındaki etkileşim sonucu, sarılık, yüz ve kulaklarda ödem, ışığa duyarlı deri yangısı, kornea ödemi, safra kanallarının kistik genişlemesiyle bunların içinde beyaz renkte, yarı-sıvı kristalize bir materyalin bulunmasıyla belirgin sendrom, geldikkop, tribulozis, sporidesmin zehirlenmesi. Sarı kocabaş hastalığı.

 

Yellow body : Yumurta bırakımından sonra parçalanan folikülün değişerek meydana getirdiği genellikle sarı renkli yapı. iki yaşamlılarda (amphibia) eşey hücrelerinin oluşumunda ve kış uykusu sırasında besin sağlamada görevli bir yapı. korpus luteum. Sarı cisim.

Yellow bugloss : Tosbağa otu. Hodangiller (boraginaceae) familyasından 30-50 cm boyunda, sık beyaz tüylü, beyaz veya sarı çiçekli, köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bitki. kanburuyan, kurbağa otu.

İngilizce Yello Türkçe anlamı, Yello eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yello ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shriek : Haykırmak. Çığlık atmak. Çığlık. Yaygara. Acı feryat. Haykırma. Yırtınmak. Acı acı bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Feryat etmek.

Exclaim : Bağırmak. Çığlık koparmak. Haykırmak. Çığlık atmak. Bağırıp çağırmak. Diye bağırmak. Feryat etmek.

Holler : Haykırış. Çağırmak. Bağırmak. Bağırış. Seslenmek. Kışkırmak. Haykırmak.

Emit : Neşretmek. Vermek. Çıkarmak. Atmak. Yayınlamak. İfade etmek. Yaymak. Yayımlamak. Belirtmek. Yollamak.

Howl : Ürümek. İnilti. İnleme. Uğuldamak. Uluma. Havlamak. Bağırmak. Kahkaha atmak. Bağırma. Ulumak.

 

Outcry : Halk protestosu. Bağırış. Protesto. İtiraz. Bağırma. Velvele. Feryat. Daha sesli bağırmak. Haykırma. Bağrışma.

Let loose : İzin vermek. Yumuşamak. Patlamak. Bırakmak. Çözüp koyvermek. Serbest bırakmak. Aklamak. Havaya uçmak. Salıvermek.

Scream : Acı acı haykırmak. Feryat etmek. Avaz avaz bağırmak. Çığlık atmak. Çığlık. Çığlığı basmak. Haykırmak. Bağırmak. Uğuldamak. Çığlık koparmak.

Call : Davet etmek. Adamla getirtme. Adlandırılmak. Çağırmak. Adlandırmak. Aramak. Çağrıda bulunmak. Bağırmak. Dava açmak. Farzetmek.

Call out : Greve çağırmak. Çağırmak. (dikkat çekmek için) bağırmak. Yüksek sesle bildirmek. Bağırmak. Söylemek. Devreye sokmak. Düelloya davet etmek. Bağırarak söylemek. Göreve çağırmak.

Yello synonyms : pipe up, skreak, pipe, skreigh, shout out, halloo, shrill, whoop, hollo, cry, xanthous, chromatic, shout, screech, yaup, yawl, hurrah, roar, utter, cry out, let out, squall, screak, ululate, yellowish, wail, squawk.

Yello zıt anlamlı kelimeler, Yello kelime anlamı

Achromatic : Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz. Akromatik. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen.

Achromatic color : Şeffaf.