Exclaim türkçesi Exclaim nedir

Exclaim ile ilgili cümleler

English: "Look - there's a fire!!" Exclaimed Dan.
Turkish: "Bak, yangın!" diye Dan haykırdı.

English: "This is what I was looking for!" he exclaimed.
Turkish: "Benim aradığım budur! " diye haykırdı.

English: He exclaimed, "What a dirty face you have!"
Turkish: "Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.

English: "Your face is all over the BBC, Dima!" Al-Sayib exclaimed. "They say you slept with 25 men and then killed them! How the heck did you do that?!"
Turkish: "Yüzün BBC'nin her yerinde, Dima!"Al-Sayip bağırdı. "Onlar 25 adamla uyuduğunu va sonra onları öldürdüğünü söylüyorlar! Allah'ın belası bunu nasıl yaptın!

Exclaim ingilizcede ne demek, Exclaim nerede nasıl kullanılır?

Exclaimed : Diye bağırmak. Bağırıp çağırmak. Çığlık koparmak. Bağırmak. Haykırmak. Feryat etmek. Çığlık atmak.

Exclaimer : Hayretini ifade eden. Haykıran. Ansızın bağırıp çağıran. Hiddetle söyleyen.

Exclaimers : Bağıran kimse. Haykıran. Hiddetle söyleyen. Ansızın bağırıp çağıran. Çığlıklar atan kimse. Hayretini ifade eden. Haykıran kimse.

Exclaiming : Hayretini ifade etme. Haykırma. Hiddetle söyleme. Bağırmak. Haykırmak. Bağırıp çağırmak. Ansızın bağırıp çağırma.

 

Exclaims : Çığlık koparmak. Bağırıp çağırmak. Feryat etmek. Diye bağırmak. Haykırmak. Çığlık atmak. Bağırmak.

Exclamatory sentence : Ünlem tümcesi.

Exclamatory : Gürültülü. Ünlem niteliğinde olan. Ünlemle ilgili. Ünlem belirten.

Exclamative sentence : İçinde ünlem bulunan veya ünlem kavramı veren cümle: || — ne görüyorum! ne görüyorum! ne süfli, ne iğrenç, ne dar, ne basık ve ne kasvetli bir alem! (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 53). ey dost, meğer ne kadar gafil ve safderun imişiz! (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., s. 52). onunki doğrudur, be orhan, inan buna!... (p. safa, biz insanlar, s. 53). hayır, ne mümkün! senin için burası bir kasvetli mahpes ise, orası elim bir menfadır. burada sıkılıyorsun, fakat orada utanacaksın! (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından: diğer nesirler, s. 102). gözlerim yaşardı. garson pilakiyi getirmişti. fasulyelere kinle, nefretle bakarak: || — ben artık yemek yiyemem ki! dedim (t. buğra, yarım diye bir şey yoktur, s. 20). ya! işte o, iş başına geldiği, meram ettiği zaman etrafındakilere böyle tahakküm ederdi! (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 59). ah, bu büyük hanım! nevnihal kalfa onu tevekkeli mi affetmiyordu (r. n. güntekin, göst. e., s. 95) vb. Ünlem işareti ile biten cümle (gramer). Ünlem cümlesi.

Exclamations : Bağırma. Uyarı. Bağırış. Nida. Ünlem. Haykırış.

Exclamative : Haykırışla alakalı. Ünleme ilişkin. Ünlem niteliğinde olan. Ünlemlik. Ünlemle alakalı.

İngilizce Exclaim Türkçe anlamı, Exclaim eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Exclaim ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shout out : Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bağırarak söylemek. Silahlı çatışma.

Burst out : Aniden söylemek. Patlamak. Patlak vermek. Söyleyivermek. Birden başlamak.

Cry : İlan etmek. Ağlamak. Haykırış. Bağırmak (hayvan). Haykırma. Seslenmek. Ağlama.

Call out : Greve çağırmak. Çağırmak. Çağırılmak. Göreve çağırmak. Devreye sokmak. Yüksek sesle okumak. Söylemek. Yardıma çağırmak. Düelloya davet etmek. Seslenmek.

Caterwauls : Kediler gibi kapışmak. Azgın kedi sesi. Mart kedisi gibi bağrışmak. Mart kedisi sesi.

Shout : Banlamak. Bağırarak söylemek. Çağırmak. Bağırış. Haykırış. Ses. Kışkırmak. Seslenmek.

Bellowed : Bağırış. Kükreme. Böğürtü. Böğürmek. Öğürmek. Körük. Kükremek. Feryat.

Burst in : Söyleyivermek. Birden içeri dalmak.

Trumpet : Boru gibi ses çıkarmak. Böğürtü. Boru. Boru çalmak. Borazan çalmak. Borazan. Fil sesi. Yaymak. Bağırmak (fil). İlan etmek.

Exclaim synonyms : give tongue to, exclaimed, brays, caterwauled, call to, declare, clamored, bark at, bawl, bawling out, bray, chirked, scream, outcry, promulgate, acclaim, declaiming, verbalize, exclaims, clamors, hooping, screamed, barked, cries, declaims, bellow, screak, clamours, brayed, chirk, clamoring, screams, declaimed.

Exclaim ingilizce tanımı, definition of Exclaim

Exclaim kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cry out from earnestness or passion. To protest vehemently. Outcry. Clamor. "The field is won!" he exclaimed. To vociferate. As, to exclaim against oppression with wonder or astonishment. To call out or declare loudly. To shout. To utter with vehemence.