Yorgu nedir, Yorgu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sıcak, durgun hava.

Yorum.

Usanç.

Yorgu ile ilgili Cümleler

  • Ben sadece çok yorgunum.
  • “Ben de uykusuzluktan yorgun düşmek üzereyim, yatacağım.”
  • Ali daha fazla yapamayacak kadar yorgun olduğunu söyledi.
  • Yorgunum, bu nedenle uyumaya gideceğim.
  • Yorgun hissettiğinizde, bir banyo almak gibi bir şey yok.
  • Yorgunsan dinlen.
  • Biz susuz, yorgun ve açtık.
  • “Mesela şimdi yorgunluk çıkarmak için yıkanmak istersiniz.”
  • Gerçekten yorgunum, bu yüzden bu gece erkenden yatağa gideceğim.
  • Ali yorgunluktan yıkıldı.
  • Yorgun olduğumu itiraf ediyorum.
  • Yorgunsun, değil mi? Uyumalısın.
  • Yorgun olduğumu kabul ediyorum.
  • O yorgun olmasına rağmen işine devam etti.
  • Biz yorgun ama mutluyduk.

Yorgu ile ilgili Atasözü veya Deyim

yorgun düşmek : çok yorulmak, bitkin duruma gelmek.

yorgunluğunu almak : dinlenmesine sebep olmak birini dinlendirmek.

yorgunluk (veya yorgunluğunu) atmak (veya çıkarmak) : dinlenmek yaptığı işten, yorgunluğu unutturan, sevindirici bir sonuç almak.

yorgunu yokuşa sürmek : yapılması güç bir işin, büsbütün güç şartlarda gerçekleştirilmesini istemek.

Yorgu anlamı, kısaca tanımı

Kafes yorgunluğu : Kafeste yetiştirilen yumurtacı tavuklarda egzersiz yetersizliği sonucu kemiklerden kalsiyum fosfatın çekilmesi, sonucu kemik ve omur kırıklarından kaynaklanan felçlerle belirgin bir hastalık, kafes osteoporozisi, yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu

 

Kas yorgunluğu : Kaslara aşırı yüklenmeyle oluşan güç azalması. Kasın uzun süre etkinliğe sevkedilmesi sonucu, kas liflerinin kasılma ve metabolik işlemlerinin aynı iş verimini sürdürememesi. Oksijen yetmezliği ve metabolitlerin birikmesi en önemli nedenidir.

Savaş yorgunluğu : Savaşta geçirilen uzunca bir zaman sonunda ortaya çıkan, yerinde duramama, uykusuzluk, karabasan görme, kolayca sinirlenme, sindirim bozuklukları, ürkeklik ve genel olarak sinirlilik gibi belirtileri olan ruhsal bir dengesizlik.

Yanıtsayıcı yorgunluğu : Bir soruşturu ya da görüşmede genellikle 15-25 dakikadan sonra ilgi ve yoğulumun dağılmasına yol açan bedensel ve özgücül durum.

Yorgunlıg : Yorgunluk.

Yorgunlug : Yorgunluk.

Yorgunluk hoşgörüsü : Bir işin yapılması için gereken zaman saptanırken işin yapılmasından dolayı ortaya çıkacak fiziksel ve düşünsel yorgunluklar için kabul edilen hoşgörü.

Yorgunsöğüt : Ağrı kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yumurtacı tavuklarda kafes yorgunluğu : Kafes yorgunluğu.

Jet yorgunluğu : Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu.

Yol yorgunluğu : Yol yorgunu olma durumu.

Yol yorgunu : Yoldan geldiği için yorulmuş kimse.

Yorgun : Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan, bitap.

Yorgun argın : Çok yorulmuş, gücü kalmamış bir biçimde.

Yorgun mermi : Havaya sıkıldıktan sonra hızını kaybederek yere düşen mermi.

Yorgunluk : Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması, bitaplık.

 

Yorgunluk kahvesi : Dinlenmek amacıyla çalışmaya ara verildiğinde içilen kahve.

Zihin yorgunluğu : Zihnin aşırı derecede yorulması.

Durgun hava : Havada yapılan soğutma işlemlerinde, soğutma ortamı olarak kullanılan devinimsiz hava.

Durgun : Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.

Diğer dillerde Yordamlık anlamı nedir?

İngilizce'de Yordamlık ne demek ? : technology, library