Zealot türkçesi Zealot nedir

Zealot ingilizcede ne demek, Zealot nerede nasıl kullanılır?

Zealotries : Gayretkeşlik. Bağnazlık. Fanatizm.

Zealotry : Tutuculuk. Bağnazlık. Gayretkeşlik. Fanatizm.

Zealots : Bağnaz kimse. Mutaassıp. Gayretkeş kimse. Mutaasıb. Yobaz. Gayretli kimse. Fanatik. Partizan.

Zealous : Ateşli. Gayretli. Coşkun. Bağnaz. Azimli. Hararetli. Şevkli. İstekli. Hevesli. Heyecanlı.

Zealously : İsteklice. Aşk ile. Heyecanla. Gayretli bir şekilde. İstekle. Cansiperane. Arzulayarak. Heveslice. Gayretlice.

Unzealously : Coşkusuzca. Coşkulu olmayan bir şekilde. Azimsizce. Hevessizce. Hevesli olmayan bir şekilde. Gayretsizce. Gayretli olmayan bir şekilde. Azimli olmayan bir şekilde.

Overzealous : Çok istekli. Çok hevesli.

Zealand : Danimarka'nın başlıca adası (üzerinde kopenhag'ın kurulu olduğu). Yeni zellanda ülkesinin isminin bir bölümü.

Overzealously : Çok istekli bir biçimde.

Unzealous : Hevesli olmayan. Hevessiz. Gayretli olmayan. Gayretsiz. Coşkulu olmayan. Azimli olmayan. Azimsiz. Coşkusuz.

İngilizce Zealot Türkçe anlamı, Zealot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zealot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stuffy : Fazla resmi davranan. Dargın. Ağır. Tıkanmış. Alıngan. Havası pis. Tıkalı. Kibirli. Tutucu.

Stuffier : Kibirli. Ağır. Basık. Tutucu. Havasız. Küf kokulu. Dargın. Tıkanmış. Boğucu. Eski kafalı.

Bluenose : Tutucu. Muhafazakar kimse. Gerici kimse. Sofu. Tutucu kimse. Muhafazakar. Gerici.

Factionist : Hizipçi. Fitneci. Kışkırtıcı. İhtilafçı. Bölücü.

Sectarian : Mezhepçi. Mezhep kaynaklı. Parti çıkarını gözeten. Mezhep. Tutucu kimse. Tarikatla ilgili. Hizipçi.

Religionist : Dindar. Sofu. Mutaassıp kimse. Aşırı dinci kimse.

Noncivilised : Uygarlaşmamış. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilized). Uygarlaşmamış olan. Nazik olmayan. Medeni olmayan. Yabani.

Uneducated : Eğitimsiz. Eğitilmemiş. Tahsilsiz. Nadan. Kültürsüz. Okumamış. Cahil. Öğrenimsiz. Terbiyesiz.

Sanctimonious : Dindarlık taslayan. Göstermelik dindar. Kibirli. Tepeden bakan. Yalancı sofu. Sahte sofu. Kendini ahlaki olarak üstün görüp tepeden bakan. Kendini beğenmiş. Dindarlık taslayan (kimse).

Noncivilized : Medeni olmayan. Uygarlaşmamış. Nazik olmayan. Evcilleşmemiş (ayrıca noncivilised). Uygarlaşmamış olan. Yabani.

Zealot synonyms : drumbeater, religionists, partisan, zealots, proponent, partisans, roaring, stuffiest, aficionada, hard shell, uncivilised, rabid, red hot, sectarians, uncivilized, strait laced, rooters, rooter, advocate, energumen, exponent, unenlightened, doctrinaire, aficionado, prim, fanatical, dogmatist, hebrew, uncultured, jew, primmed, bigots, blinkered.

Zealot zıt anlamlı kelimeler, Zealot kelime anlamı

Nonpartisan : Partizan olmayan. Tarafsız. Yansız. Parti tutmayan. Bir partiye bağlı olmayan. Partiye bağlı olmayan.

Zealot ingilizce tanımı, definition of Zealot

Zealot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An enthusiast. Especially, one who is overzealous, or carried away by his zeal. One absorbed in devotion to anything. One who engages warmly in any cause, and pursues his object with earnestness and ardor. One who is zealous. A fanatical partisan.