Zonary türkçesi Zonary nedir
Zonary ingilizcede ne demek, Zonary nerede nasıl kullanılır?
Zonary placenta : Etçillerde görülen kemer biçimindeki plasenta, annular plasenta. Zonar plasenta.
Zonar : Kemer. Kuşak.
Zona arcuata : Zona glomeruloza. Zona arkuata.
Zona fasciculata : Zona fasikulata. Böbrek üstü bezinin kabuğunda hücrelerin birbirlerine paralel kordonlar oluşturduğu, aralarında sinüzoidal kılcal damarların bulunduğu, glukokortikoit hormonlardan olan kortizon, hidrokortizon ve dihidrokortikosteronları salgılayan, çok köşeli hücrelerden oluşan en geniş orta katmanı.
Zona glomerulosa : Zona glomeruloza. Böbrek üstü bezinin dış kapsülünün altındaki subkapsüler blastemasının hemen altında yumaklanmış, mineralokortikoitlerden olan aldosteron salgılayan katman. insan ve geviş getirenlerde yumaklı görünümüden dolayı zona gomeruloza, diğer hayvanlarda kemer biçiminde olmasından dolayı da zona arkuata adı verilir.
Zona lucida : Enine çizgili kaslarda a bantlarının tam ortasındaki miyozin iplikçiklerinden oluşan ve elektron mikroskobunda parlak saydam biçimde gözlenen açık kısım, h diski. h bandının tam ortasında kontraktil olmayan miyomesin filamanları bulunur. H bandı.
Zona pellucida : Zona pelusida. Dişilerin ovaryum foliküllerinde ovumu çevreleyen epitel hücreleri arasında gikozaminoglikanlardan zengin, p.a.s boyaması ile pembe renge boyanan, bağdaşık ve camsı görünüşlü kalın zar, membrana pelusida, oolemma, vitellin zar. Membrana pelusida.
Zonal : Bölgesel. Bölgeye ait. Bölgelerle ilgili. Bölgeli.
Zonate : Bölümlere veya kısımlara ayrılmış. Bölmek. Kuşaklamak. Bölgelere ayırmak. Şeritlemek. Alanlara ayırmak.
Zona reticularis : Zona retikülaris. Böbrek üstü bezi kabuğunun en iç tabakası olup buradan adrenal androjenler olan dehidroepiandrosteron ve androstenedionun yanı sıra az miktarda östrojenler ve bazı glukokortikoitler salgılanır.
İngilizce Zonary Türkçe anlamı, Zonary eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Zonary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Indigenous : Tabii. Fıtri. Bir yerde doğal olarak yetişen. Yöreye özgü. Yerli. Bir yere özgü. Özgü. İçkaynaklı.
Rural : Kırsal. Çiftçilik ile ilgili. Tarımsal. Taşra. Köy. Köy yaşamına ait. Köye ait.
Areolar : Hücresel. Halkalı. Gözenekli. Areoler.
Locale : Olay yeri. Yöre. Bir olayın geçtiği yer. Yer. Mahal. Özellikle belirli bir olayın oluştuğu veya geçtiği yer. Yer (bir olayın geçtiği). Yerel ayar. Yerel ayarlar.
Sectional : Zon kesit. Birkaç parçadan oluşmuş. Bölgeye ait. Sökülüp takılacak biçimde yapılmış. Bölümsel. Ayrılabilir. Parçalı. Kombine. Bölümlü.
Topical : Lokal. Tartışmalı. Yöresel. Aktüel. Topik. Mahalli. Konuyla ilgili. Konulu.
Compartmental : Bölme ile ilgili. Şubeye ait. Oda oda. Göz göz. Kompartımana ait veya ilgili. Kısımlara ayrılmış. Bölümlü.
Regional : Bölgeye ait. Yöresel. Mevzii. Mahalli. Lokal. Rejyonel.
Homebred : Mahalli. Ev yapımı. Evde yapılmış. Ehli. Yerli. Ev işi. Kaba.
Zonary synonyms : locational, cantonal, regionals, territorial, localized, territorials, zonal, local, divisional, sectionally, localised.

Bu kısımda Zonary kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Zonary ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Zonary anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Zonary ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.