Locational türkçesi Locational nedir

Locational ingilizcede ne demek, Locational nerede nasıl kullanılır?

Location hunt : Yer seçimi. Dışarıda gerçekleştirilecek görünçlükler için en uygun yerlerin önceden araştırılıp saptanması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Location information : Konum bilgisi.

Location name : Konum adı. Aygıt adı. Sistem adı.

Location of : Parçaların yerleri. Konumu. Konum.

Location of compare : Karşılaştırma konumu.

Location quotient : Yerseçim katsayısı. Bir ülkede, belli bir bölgenin bir ekonomik etkinlik dalındaki payının, yine o bölgenin bir başka kesimdeki payı ile, katma değer, çalışan nüfus, alan ya da benzeri bir ölçüte göre karşılaştırılmasına olanak veren oran.

Age sex location : Bir kullanıcıdan diğerine gönderilen kişisel ayrıntıların istendiği talep (yaşadığı yer, yaş ve cinsiyet). Yaş cinsiyet yer. Asl.

Application location : Uygulama konumu.

Agricultural location theory : Toprağın kullanım biçimini ve rantları açıklamaya çalışan von thünen tarafından ortaya atılan ve bir tarımsal ürünün nerede yetiştirileceğine taşıma maliyetleri ile taşıma süresine göre karar verileceğini, bu iki faktörün tarımsal üretimin farklı halkalarda yapılmasına ve her bir halkada değişik ürün çeşitleriyle birlikte farklı bir çiftçilik sisteminin yer almasına neden olacağını ve rantların uzak halkalara gidildikçe azalıp sıfırlanacağını ileri süren kuram. Tarımsal yerleşim kuramı.

 

Alternate startup file location : Diğer başlangıç dosyası yeri.

İngilizce Locational Türkçe anlamı, Locational eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Locational ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Northeast : Kuzey doğu. Kuzeydoğuya doğru. Kuzeydoğu.

Divisional : Tümene ait. Bölünme ile ilgili. Bir bölümden oluşan. Bölgevi. Bölme ile ilgili. Tümen. Divizyonel. Bölmeyle ilgili. Bölme.

Whereabouts : Nerelere. Yer. Nerede. Nereden. Bulunduğu veya olduğu yer (bir kimsenin veya bir şeyin). Nereye. Nerelerde. Nerelerden. Semt. (bulunduğu) yer.

Southwest : Güneybatı. Güneybatıya. Güneybatıya doğru. Lodos. Güneybatıdan. Güneybatıdan gelen.

Somewhere : Bir yere. Bir yerde. Bir yer. Herhangi bir yerde.

Sodom : Homoseksüellik. Günahları yüzünden tanrı tarafından yok edilen filistin antik kenti (incil'den). Oğlancılık. Ahlaksız ve yozlaşmış yer. İbne.

Mountain pass : Kapuz. Boğaz. Derbent. Dağ geçidi. Aşıt. Bel. Argıt. Geçit.

Sectional : Bölümlü. Sökülüp takılacak biçimde yapılmış. Zon kesit. Birkaç parçadan oluşmuş. Ayrılabilir. Bölgeye ait. Kombine. Seksiyonel. Bölümsel.

Earth : İn. Toprakla örtmek. Doğa. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Toprak hattı. Toprak. Yeryuvarı. Yer. Örtmek. (bitki kökünü) toprakla örtmek.

West : Batıdaki. Batısında. Batıya doğru. Batıda. Garba doğru. Garp. Batı. Batı ülkeleri. Batıya.

 

Locational synonyms : physical object, jungle, regionals, point, zonary, line, home, territorials, notch, object, bilocation, areolar, there, cantonal, outer space, here, compartmental, southeast, north, regional, pass, territorial, south, sectionally, east, seat, part, zonal, northwest, region, infinite, rural, space.

Locational zıt anlamlı kelimeler, Locational kelime anlamı

There : İşte. ...var. Ora. O konuda. Birinin ismi yerine kullanılır. Oralarda. Şurada. Şura. Orayı. Orada.

Here : Burada. Buraya. Hey. Burda. Bu çekitte. Burası. Burayı. Bunda. İşte.

Inactivity : Hareketsizlik. Tembellik. Avarelik. Etkisizlik. Durgunluk. Üşengeçlik. Tesirsizlik.