Zonate türkçesi Zonate nedir

  • Kuşaklamak.
  • Şeritlemek.
  • Bölmek.
  • Alanlara ayırmak.
  • Bölümlere veya kısımlara ayrılmış.
  • Bölgelere ayırmak.

Zonate ingilizcede ne demek, Zonate nerede nasıl kullanılır?

Zonated : Kuşaklanmış. Bölgelere ayrılmış. Alanlara ayrılmış. Şeritli. Kuşaklı. Şeritlenmiş. Bölümlenmiş.

Zonation : Bölümleme. Şeritleme. Kuşaklama. Bölgelere ayırma. Bölgeleme. Alanlara ayırma.

Ozonation : Sudaki zararlı patojenik bakterileri öldürmek ve mikrobiyal yükü azaltmak için dezenfektan olarak ozon gazının kullanılması. Ozonlama.

Ozonator : Yüksek elektriksel boşalım altında, oksijeni ozona çeviren aygıt. Ozon üreteci.

Zona arcuata : Zona arkuata. Zona glomeruloza.

Zona lucida : Enine çizgili kaslarda a bantlarının tam ortasındaki miyozin iplikçiklerinden oluşan ve elektron mikroskobunda parlak saydam biçimde gözlenen açık kısım, h diski. h bandının tam ortasında kontraktil olmayan miyomesin filamanları bulunur. H bandı.

Zonal : Bölgesel. Bölgeye ait. Bölgelerle ilgili. Bölgeli.

Zona glomerulosa : Zona glomeruloza. Böbrek üstü bezinin dış kapsülünün altındaki subkapsüler blastemasının hemen altında yumaklanmış, mineralokortikoitlerden olan aldosteron salgılayan katman. insan ve geviş getirenlerde yumaklı görünümüden dolayı zona gomeruloza, diğer hayvanlarda kemer biçiminde olmasından dolayı da zona arkuata adı verilir.

 

Zona : Saha. Alan. Mıntıka. Bölge.

Zona fasciculata : Böbrek üstü bezinin kabuğunda hücrelerin birbirlerine paralel kordonlar oluşturduğu, aralarında sinüzoidal kılcal damarların bulunduğu, glukokortikoit hormonlardan olan kortizon, hidrokortizon ve dihidrokortikosteronları salgılayan, çok köşeli hücrelerden oluşan en geniş orta katmanı. Zona fasikulata.

İngilizce Zonate Türkçe anlamı, Zonate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zonate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleaves : Yarılmak. İkiye ayrılmak. Yapışmak. Bölünmek. Delmek. Bağlı olmak. Sadık kalmak. Açmak. -den ayrılmamak.

Find : Bulma. Anlamak. Buluş. Bulgu. Bulunan şey. Sağlamak. Erişmek. Bakmak. Tapmak. Bulmak.

Unearth : Ortaya çıkarmak. Topraktan çıkarmak. Gün yüzüne çıkarmak. Gün ışığına çıkarmak. Keşfetmek. Kazıp çıkarmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Meydana çıkarmak. Deliğinden çıkarmak.

Territorialize : Bölgelere ayrılmak. Bölgeselleştirmek. Bölgelere bölmek (ayrıca territorialise).

Dig up : Toprağı belleyerek havalandırmak. Araştırmak. Meydana çıkarmak. Eşmek. Kazıp çıkarmak. Deşmek. Çukur açmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Kazmak.

Nail : Kavramak. Çakmak. Meydana çıkarmak. Çivi. Mıhlamak. Enselemek. Çivi çakmak. Yakalamak. Çivilemek.

Branch : Dal. İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut. Şube. Dallandırmak. Sınıf. Yayılmak. Dallanmak. Göbek. Ayırmak.

Disaffiliated : İlişkisini kesmek. İlişiğini kesmek. Ayırmak. Kesmek.

 

Disaffiliating : İlişiğini kesmek. Ayırmak. Kesmek. İlişkisini kesmek.

Dismembers : Sökmek. Parçalamak. Parçalarına ayırmak. Organlarını ayırmak. Uzuvlarını kesmek. Uzuvları bedenden ayırmak.

Zonate synonyms : territorializing, disaffiliates, gift, brace, present, break down, dismember, dismembering, carve up, territorialized, give, disaffiliate, zone, cleaved, excavate, pinpoint, barge into, regain, districted, dismembered, pledge, cleave, turn up, district, cleaving, subscribe, territorialise.

Zonate zıt anlamlı kelimeler, Zonate kelime anlamı

Lose : Mağlup olmak. Geri kalmak. Azıtmak. Kazanamamak. Yitirmek. Zayi etmek. Şaşırmak. Kaybolmak. Kaçırmak. Mahrum etmek.

Stay : Kalma. Kalma süresi. Germek. İkamet etmek. Bastırmak (açlığı). Ertelemek. Kalış. Geciktirmek. Geçiştirmek. Bırakmamak.

Zonate ingilizce tanımı, definition of Zonate

Zonate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Divided by parallel planes. As, zonate tetraspores, found in certain red algæ.