Çıbarmak nedir, Çıbarmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dövülmekten cilt kabarmak.

Deri, çarpmaktan morarmak, kızarmak.

Çıbarmak anlamı, kısaca tanımı

Çıba : Zayıf, ince ve küçük

Kızarmak : Kırmızı veya ona yakın bir renk almak. Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak. Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak.

Kabarmak : Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.

Morarmak : Mor bir renk almak. Mahcup olmak. Herhangi bir sıkıntı, darbe veya hastalıkla vücudun bir yeri mor renk almak. Herhangi bir söz ve davranıştan bozulmak.

Dövülmek : Dövme işine konu olmak.

Morarma : Morarmak işi.

Kızarma : Kızarmak işi.

Kabarma : Kabarmak işi. Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met. Duygulanma. Kendini üstün görme, büyüklük taslama.

 

Dövülme : Dövülmek işi.

Çarpmak : Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

Çarpma : Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

Mora : Böğürtlen. Yabançileği. Domuz yavrusu. Yorgan, yatak yüzü, gömlek, çamaşırlık dokumak için kullanılan krem ya da beyaz renkte pamuk ipliği. Dişlerin üzerinde biriken kir. Hastalık nedeniyle kadınlarda olan fazla kanama.

Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

Cilt : Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Diğer dillerde Çeyrekliklerarası sapma anlamı nedir?

İngilizce'de Çeyrekliklerarası sapma ne demek ? : interquartile deviation