Çakıntı nedir, Çakıntı ne demek

"Çakıntı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Alanları düşüncenin çakıntılarıyla aydınlanan kent / Genişletti varoşlarını genç ordularıyla eylemin" - T. Oflazoğlu
  • "Sarhoşun bazı sevimli buluşları, delinin beklenmedik çakıntıları olabilir." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Birkaç yolun birleştiği yer.

Şimşek.

İşaret.

Çakıntı anlamı, tanımı:

Çakın : Kıvılcım. Şimşek.

Çakıntılı : Çakıntısı olan.

Şimşek : Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.

Çakma : Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Taklit olan, sahte. Çakmak işi. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı. Deri hastalığı, yara, çıban.

Parlama : Parlamak işi.

Buluş : Bulma işi. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.

Düşünce : Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

 

Beklenme : Beklenmek durumu.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Çakıntısız : Çakıntısı olmayan.

Diğer dillerde Çakıntı anlamı nedir?

Almanca'da Çakıntı : n. Blitz, Funke, Trinkgelage, Saufgelage, Kneiperei, Zecherei

Rusça'da Çakıntı : n. молния (F), искра (F), пьянка (F)