Çetele nedir, Çetele ne demek

Çetele; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Çizilerek ya da oyularak açılan kertik.
  • Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı

Yerel Türkçe anlamı:

Ortak mal ve mülk ayrılırken çekilen kur'a.

Soğuktan el ve ayak çatlaması (hakkında).

Hediye gönderirken adres yazılarak bağlanan tahta.

Küçük çapa: Bağçe işlerinde çetele çok lâzımdır.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Sapanın çatal ağaç kısmı. (Akçaşar *Yalvaç -Isparta)

Orakla ekin biçimi sırasında, diğer elle orağa yardımcı olarak kullanılan ucu dirsekli ağaç. (Akçaşar *Yalvaç -Isparta)

Boyunduruğun saban okundan çıkmamasını sağlayan masaraya benzer küçük ağaç araç. (Gürmene *Fethiye -Muğla)

Süt miktarını, üzerine çentik açma yoluyla saptamaya yarayan deynek. (Buruncuk *Yerköy -Yozgat)

Bilimsel terim anlamı:

Bir alan araştırmasında gözlemci takımın çalıştığı gün ve saatleri ya da herhangi bir işyükünün bölüşümünü gösteren ölçünlü yazım.

İngilizce'de Çetele ne demek? Çetele ingilizcesi nedir?:

tally, pointage

Çetele anlamı, tanımı:

Çetele çekmek : Hesap tutmak amacı ile bir yere çizgiler çizmek.

Çeteleye dönmek : İnsanın yüzünde veya başka bir tarafında birçok kesik ve sıyrık oluşmak.

 

Çete : Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik. Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk.

Çeteleşme : Çeteleşmek işi.

Çeteleşmek : Çete durumuna gelmek.

Çeteleştirme : Çeteleştirmek işi.

Çeteleştirmek : Çete durumuna getirmek.

Kertik : Kertilmiş olan. Kertilmiş yer, gedik, çentik.

Ekmekçi : Ekmek yapan veya satan kimse. Ekmek satılan dükkân.

Sütçü : Süt satan kimse. Bol süt veren hayvan.

Esnaf : Kötü yola sapmış olan kadın. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Küçük sermaye ve zanaat sahibi.

Hesap : Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Tutum, durum, anlayış. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı veya borçlu olma durumu. Aritmetik. Oranlama, tahmin. Matematiksel işlem. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Çetele çekmek : hesap tutmak amacı ile bir yere çizgiler çizmek.

Çetele kağıdı : Sundurma veya antrepoya boşaltılmadan, aracın üzerinde gümrük işlemlerinin yapılıp, gümrükten çekilen eşyanın mal sahiplerine teslim edilen miktarını gösteren belge.

 

Çeteleci : Ormandan kesilen odunları bir tüccar adına teslim alan, alım ve satım hesaplarını tutan memur: Aylığı 45 liraya çetelecilik yapıyor.

Çetelemek : Veresiye hesap açmak. Çapalamak.

Çeteleye dönmek : insanın yüzünde veya başka bir tarafında birçok kesik ve sıyrık oluşmak.

Çeteleyi şaşırmak : Ne yapacağını bilememek, pusulayı şaşırmak.

Diğer dillerde Çetele anlamı nedir?

İngilizce'de Çetele ne demek? : n. tally

Fransızca'da Çetele : marque [la]

Almanca'da Çetele : n. Kerbholz