Pointage türkçesi Pointage nedir

  • Çetele.
  • Bir alan araştırmasında gözlemci takımın çalıştığı gün ve saatleri ya da herhangi bir işyükünün bölüşümünü gösteren ölçünlü yazım.

Pointage ingilizcede ne demek, Pointage nerede nasıl kullanılır?

Point a moral : Ders çıkarmak. Kıssadan hisse çıkarmak. Ahlak dersi çıkarmak. Hisse çıkarmak (kıssadan).

Point at infinity : Sonsuzdaki çekit. Sonsuzdaki nokta.

Point blank : Çok yakın geçen. Yakın menzilli. Yatay olarak. Yatay olarak ateşlenen. Burnunun dibinden. Çok yakından. Yakın. Dolaysız. Yakından. Doğrudan.

Point brillance : Bir ışık kaynağının, boyu ayırt edilemeyecek bir uzaklıktan, doğrudan doğruya görsel gözleminde ortaya çıkan ve kaynağın, gözbebeğinde düşünülen, ışınlara dik bir düzlem parçacığı üzerinde doğuracağı aydınlıkla ölçülen büyüklük. Nokta parıltı.

Point charge : Bir nesnenin, tüm elektrik yükünün o nesnenin özeğinde toplandığı varsayımına dayanan düşünsel yükü. eksicik, önelcik gibi öğecikaltı parçacıklar nokta-yük sayılırlar. Çekit yük. Nokta-yük. Bir elektriksel yükün bir noktaya indirgenmiş biçimi. Noktasal yük. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

Point gamma : Nokta gama. Çekit gama.

Point contact : Nokta kontağı. Çekit teması. Nokta teması. Noktasal değme. Noktasal değeç. Noktasal kontak.

 

Point estimation : Noktasal kestirim. Nokta tahmini. Nokta tahmin. Nokta kestirimi.

Point elasticity : Nokta esnekliği. Bağımlı ve bağımsız değişkenlerdeki değişmelerin çok küçük (türevsel veya farksal) olması durumunda hesaplanan esneklik. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Point chisel : Murç. Betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu bir aygıt.

İngilizce Pointage Türkçe anlamı, Pointage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pointage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fee : Vizite. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para. Fiyat. Bahşiş vermek. Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para. Vergin. Ücretini vermek. Duhuliye. Ödemek. Giriş ücreti.

Wine : Şarap.

Vino : Ucuz ve kalitesiz şarap. Şarap. Köpek öldüren (argo terim). Ucuz şarap. Mayalanmış üzüm suyu. (italyanca ve ispanyolca) şarap.

Tally : Sayıların yazıldığı kağıt. Hesap. Cetvel. Skor. Çetele kağıdı. Çetelesini tutmak. Sayı.

Tallies : Sayı. Uymak. Uydurmak. Sayım yapmak. Saymak. Etiket. Çetelesini tutmak. Cetvel. Vira etmek.

Pointage zıt anlamlı kelimeler, Pointage kelime anlamı

Newness : Yeni olma. Tazelik. Yenilik.