Çilingir sofrası nedir, Çilingir sofrası ne demek
"Çilingir sofrası" ile ilgili cümleler
- "Haydi Abbas vakit tamam / Akşam diyordun, işte oldu akşam / Kur bakalım çilingir soframızı / Dinsin artık bu kalp ağrısı" - C. S. Tarancı
Çilingir sofrası hakkında bilgiler
Çilingir sofrası, Rakı içilen özenle hazırlanmış içki sofrası.
"Çeşnigir Sofrası"ndan gelmektedir, zamanla çilingir sofrası şekline dönüşmüştür. Çilingir sofrası Moğollarda büyük törensel yemeklere verilen ad farsçaya şēlāngār moğolcadan çorba demek olan şilü(n)/şölü(n) (bkz şölen: ziyafet) zamanla dönüşerek şimdiki hâlini aldı.
Osmanlı saraylarında Padişahların yemeklerini tadan çeşnigir ya da çeşnicibaşının sofrasına benzemesinden kaynaklanmıştır. Yemeğin tadına bakan “tadımcı”ya çeşniyar deniliyor. Çilingir sofrasında sadece rakı içilir. Rakı ise aheste ve özenle hazırlanmış, az miktarda mezeyle içilir.
Rakı sözcüğünün, "Araki" veya "Arıki" kelimesinden gelmektedir.. ˁariḳa عرق terledi, teri damladı Araki "Arak"tan türeyen bir kelime. Arak ise ter anlamına gelmektedir.
Çilingir sofrası tanımı, anlamı:
Meze : Eğlence, alay. İçki içilirken yenilen yiyecek.
İçki : İçinde alkol bulunan içecek. Bu içeceği içme işi.
Sofra : Masa, sini vb. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış durumu. Anüs. Genellikle tekerlek biçiminde, üzerinde yemek de yenebilen ayaklı hamur tahtası. Birlikte yemek yiyenlerin tümü. Halı göbeğinde daire biçimindeki çiçekli bölüm.
Çilingir : Anahtarcı.
Tepsi : Bir kabın alabileceği miktarda olan. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Bu kap biçiminde olan. Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap.
Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Yaşı daha az olan. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada.
Özen : Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam.
Gelme : Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmiş olan.
Zaman : Çağ, mevsim. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.
Dönüş : Dönme işi. Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi.
Moğol : Moğolistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
Diğer dillerde Çilingir sofrası anlamı nedir?
İngilizce'de Çilingir sofrası ne demek? : drinking bout, binge


Bu kısımda Çilingir sofrası nedir? Çilingir sofrası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çilingir sofrası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çilingir sofrası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.