Çoktan nedir, Çoktan ne demek
Çoktan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.
Çoktan ile ilgili Cümleler
- Ali bunu seninle çoktan konuşmuş olmalıydı.
- Çoktan başladı.
- Filim çoktan başladı.
- Dışarıda şimşekler çakıp gök gürülderken koyunlar kızarmaya başlamış, kazanlar dolusu hoşaf çoktan kıvama gelmişti.
- Çoktan hayır dedim.
- Bunu çoktandır yapmak istiyorum.
- Çoktan evet dedim.
- Tom, Mary'nin çoktan gittiğinin farkında değildi.
- Para çoktan harcandı.
- Çoktan affedildin.
- Çoktan geç oldu. Eve gidin.
- Çoktandır bunun hasretiyle yanıyorum.
- Çoktandır yapıyorum bu işi.
- Ali çoktan bana teşekkür etti.
Çoktan kısaca anlamı, tanımı
Çoktan seçmeli test : Bir sorunun, verilen dört ya da beş yanıtı arasından doğrusunu ya da en uygununu seçme kuralına dayanan test türü
Çoktan seçmeli test maddesi : Kendisine test uygulanan kimsenin, belli yanıt ya da yollar arasından doğrusunu ya da en iyisini seçmesini gerektirecek biçimde düzenlenen test maddesi.
Çoktanbeli : Çoktanberi.
Çoktanrıcı : Birçok Tanrının varolduğuna inanan, putlara tapan.
Çoktanrıcılık : Türlü biçimlerde tasarımlanan ve türlü işlevleri olan birden çok tanrıya inanma; bu inanma çevresinde toplanan kutsal törenler, tapınmalar ve işlemler. İlkel İnsanların açıklayamadıkları ve karşısında yenik düştükleri her doğa gücünü tanrılaştırıp onun koruyuculuğunu elde etmeğe çalışmaları.
Öteden beri : Geçmişten bugüne kadar, başlangıçtan beri.
Beri öte : İleri geri.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.
Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].
Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.
Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.
Beri : Konuşanın önündeki iki uzaklıktan kendisine daha yakın olanı. Bu uzaklıkta bulunan. -den bu yana.
Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.
Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.
Diğer dillerde Çoksesli anlamı nedir?
Fransızca'da Çoksesli nedir ? : polyphone

Bu kısımda Çoktan nedir? Çoktan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çoktan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çoktan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.