Önüç nedir, Önüç ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Önce, ilkönce, başta : Önüç Ali gelsin, sonra sen gel.

Önceden, eskiden : Önüç bizim bahçede çok erik ağacı vardı.

Önce.

Önüç kısaca anlamı, tanımı

Eskiden : Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Eskide : Eskiden, önceleri.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Başta : İlk olarak. Özellikle.

Bizi : Çarık dikmek için kullanılan demir, ağaç çivi.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Erik : Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica). Bu ağacın kabuğu ince, çeşitli renklerde, mayhoş veya tatlı, eti sulu, tek ve sert çekirdekli yemişi.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

 

Gel : Tahta. Oyuk, gedik. Bir tarlanın diğer tarla içine doğru yaptığı girinti. Dağ ve tepelerdeki çukurluklar.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Ali : Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

Sen : Teklik ikinci kişiyi gösteren söz.

Diğer dillerde Önuyarı anlamı nedir?

Osmanlıca Önuyarı : ikaz