If only türkçesi If only nedir

If only ile ilgili cümleler

English: If only he comes early, we will go out with him.
Turkish: Ah bir erken gelse, onunla dışarı çıkacağız.

English: His condition is if only, better than in the morning.
Turkish: Belki bir ihtimal, durumu sabahkinden iyi denebilir.

English: Even if only one Russian hamlet remains, even then Russia will revive.
Turkish: Sadece bir Rus köyü kalsa bile, o zaman bile Rusya yeniden dirilecektir.

English: You can stay if only you are quiet.
Turkish: [#yalnız Yalnızca] sessiz kalısan, kalabilirsin.

English: You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
Turkish: Birazcık daha sabırlı olsaydın yapbozu bitirebilirdin.

If only ingilizcede ne demek, If only nerede nasıl kullanılır?

If : Fakat. Takdirde. Bir televizyon almacındaki bulucuya uyabilmesi için bir yayının çevrildiği yinelenim. Sözde. İse. Sanki. Ama. -sa bile. Şüphe. -mı.

Only : Ağırbaşlı. Biricik. Tek. Ama. Yalnız. Ancak. Mücerret. Bir. Sırf. Fakat.

If only there was : -masını isterdim. Keşke . olsaydı.

If all goes well : Herhangi bir aksaklık çıkmazsa. Her şey planlandığı gibi yürürse. En iyi ihtimalde. En iyi koşullarda. En iyi şartlarda. Eğer bir aksilik olmazsa. Her şey yolunda giderse.

 

If and only : Ancak ve ancak.

If anything : Aksine. Tersine. Bilakis. Aslında. Hiç değilse.

If anything should happen to : -da eğer bir sorun çıkarsa. -ya eğer bir şey olursa.

İngilizce If only Türkçe anlamı, If only eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak If only ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

I wish to goodness : Allah vere de. Aman keşke. Allah vere.

But : Gel gör ki. Hariç. Hiç olmazsa. Oysa. Fakat. Meğerse. Da. Ancak. Yalnızca.

Justs : Doğruluk. Yalnızca. Adalet. Dürüstlük. Gücü gücüne. Kıl payı. Haklılık. Adil. Tastamam.

Purely : Yalnızca. Salt. Tamamen. Bütünüyle. Ancak. Saf bir biçimde. Ari olarak. Yalnız.

If : Şüphe. Acaba. Şart. Bir televizyon almacındaki bulucuya uyabilmesi için bir yayının çevrildiği yinelenim. Fakat. -e rağmen. Sözde. Ara yinelenim. -mı.

Not only : Ayrıca - de. Sadece – değil. - olması yeterli değil. Yalnızca – değil. İmkanı yok veya olmaz.

Exclusively : Yalnızca. Yalnız. Özellikle. Münhasıran.

Never mind : Takma kafana. Canın sağolsun. Zarar yok. Dert etme. Boş ver!. Mühim değil. Koyver gitsin. Boş ver. Zararı yok!.

Just : Güç bela. Sade. Anca. Darı darına. Az önce. Tam. Gücü gücüne. Tam anlamıyla. Yalnızca.

None but : Yalnız. Yalnızca. - dışında hiç kimse.

If only synonyms : clannishly, would to god, alone, sheerer, solely, amen selah, i wish, merely, so be it, starker, nothing more or less than, nothing but, purer, simply, only, mere, purest, barely, pure, justing, aboveboard, itself.