Ilo türkçesi Ilo nedir

  • Uluslararası çalışma sözleşmeleri ve uluslararası tavsiye kararları aracılığıyla tüm dünyada sosyal adaleti geliştirmek, uluslararası düzeyde insan ve emek haklarını korumak amacıyla 1919 yılında kurulan ve 1946 yılında birleşmiş milletler’in ilk uzmanlık kuruluşu haline gelen örgüt. örgütün kırkı aşkın ülkede, bölge, alan ve ülke büroları bulunmaktadır. krş. uluslararası çalışma bürosu.
  • Uluslararası çalışma örgütü.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • International labor organization (uluslararası çalışma örgütü).
  • İşgücünün menfaatleriyle ilgilenen ve çalışma koşullarını iyileştirmeyi hedefleyen birleşmiş milletler kurumu.

Ilo ile ilgili cümleler

English: A kilo of ketchup is equivalent to two kilos of tomatoes.
Turkish: Bir kilo ketçap, iki kilo domatese karşılık gelir.

English: A gas station is one kilometer ahead.
Turkish: Benzin istasyonu bir kilometre ileride.

English: A fast walker can walk six kilometers in an hour.
Turkish: Hızlı bir yürüyücü bir saat içinde altı kilometre yürüyebilir.

English: A beard doesn't make a philosopher, nor does wearing a cheap coat.
Turkish: Ne sakalla, ne de hırkayla filozof olunur.

English: 'Philosophy' is a Greek word that means the love of wisdom.
Turkish: ' Felsefe ' bilgelik sevgisi anlamına gelen Yunanca bir kelimedir.

 

Ilo ingilizcede ne demek, Ilo nerede nasıl kullanılır?

Ilo recommendations : Uluslararası çalışma sözleşmelerinin kapsadığı konularda politika geliştirme, yasama ve uygulama konularında rehberlik görevi üstlenen uluslararası çalışma örgütü tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin işçi-işveren-hükümet üçlüsü tarafından kabul edilen ancak bağlayıcı hükümleri olmayan kararlar. Uluslararası çalışma tavsiyeleri.

A bad sailor : Kendisini deniz tutan kimse, midesi bulanan anlamında.

A kilo of bananas : Bir kilo muz.

Abutilon : Ilık iklimlerde yetişen sarı. Kırmızı veya mor çiçekleri olan otsul bitki. Abütilon.

Acanthocheilonema : Akantokilonem.

Addilog function : Toplanan log fonksiyonu.

Air pilot : Tenek pilotu. Hava pilotu.

Airline pilot : Uçak pilotu. Havayolu pilotu.

Anemophilous : Anemogam.

Anisopoikilocytosis : Kanda anormal şekil ve büyüklükteki alyuvarların bulunması. Anizopoikilositozis.

İngilizce Ilo Türkçe anlamı, Ilo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ilo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

International labour organization : Uluslararası çalışma teşkilatı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ilo synonyms : un agency, united nations agency, international labor organization, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, a group shares, a type mutual funds, a change in individual demand, ability to pay approach, abnormal budget.