Immediate payment türkçesi Immediate payment nedir

Immediate payment ingilizcede ne demek, Immediate payment nerede nasıl kullanılır?

Immediate : Hemen. Dolaysız. En yakın olan. Acele. Mübrem. Acil. Derhal olan. Doğrudan. Derhal. Hemen ardından gelen.

Payment : Karşılık. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması. Tediye. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Ödeme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir borcu ödeyerek kapama. Maaş. Masraf. Taksit.

Immediate access : Anlık erişim. Ani erişme. Çabuk erişim. Anında erişim.

Immediate action : Anında eylem. Doğrudan eylem. Acil eylem. Anlık eylem.

Immediate address : Anlık adres. Dolaysız adres. Mutlak adres. Çabuk adres. Hazır adres.

Immediate addressing : Anında adresleme. Yerinde adresleme. Çabuk adresleme.

İngilizce Immediate payment Türkçe anlamı, Immediate payment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Immediate payment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Payment in advance : Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Alelhesap ödeme. Avans. Ön ödeme. Avans ödemesi.

 

Prepaying : Ön ödeme yapmak. Peşin ödemek.

Cash payment : Nakden ödeme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Nakit ödeme. Sayışımlar arasında aktarma yapılma yoluyla sağlanan ödeme. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Nakdi ödeme. Para ile ödeme. Sayışımla ödeme. Güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da gelmiş sayılmasında öbür koşulları taşıyamaması nedeniyle sakatlık ya da yaşlılık aylığı bağlanılması olanaksız ise o güne kadar ödemiş olduğu sakatlık, yaşlılık ve ölüm güvenceleri kesenekleriyle işverence aynı düzeyde ödenmiş olan kesenekler toplamının kendisine geri verilmesi.

Payment in full : Bedelin tümünün birden ödenmesi. Defaten ödeme. Tam ödeme.

Advance payment : Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Öndelik. Avans. Peşin para. Avans ödemesi. Peşinat. Avans olarak ödeme. Ön ödeme.

Prepay : Önceden ödemek. Peşin ödemek. Parasını önceden vermek. Parasını önceden ödemek. Ön ödeme yapmak. Başından ödemek.

 

Prepays : Önceden ödemek. Peşin ödemek. Parasını önceden vermek. Parasını önceden ödemek. Ön ödeme yapmak.

Prepayments : Önceden ödeme. Ön ödemeler. Peşin ödemeler.

Cashes : Bozdurmak (çek). Tahsil etmek. Para. Peşin para. Peşin. Bozmak. Nakit. Paraya çevirmek. Bozdurmak.

Prepayment : Konut bankalarından ödünç para almış olan bir kimsenin, borcunu, süresi dolmadan ödeyerek ürem yükünden kurtulması. Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Ön ödeme. Önödeme. Evvelden tediye. Önceden ödeme. Peşin ödenen giderler. Erken ödeme. Pullama.

Immediate payment synonyms : down payment, cash, pay in advance, payment by anticipation, cash in advance.