Imped türkçesi Imped nedir

  • Empedans.

Imped ile ilgili cümleler

English: An old woman limped along the street.
Turkish: Yaşlı bir kadın cadde boyunca topalladı.

English: Ali broke his leg last year and has limped ever since.
Turkish: Ali geçen yıl bacağını kırdı ve o zamandan beri topallıyor.

Imped ingilizcede ne demek, Imped nerede nasıl kullanılır?

Impedance : Empedans. Direnç. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özdirenç. Celi. Çeli büyüklüğü. Bir devrenin, dalgalı akımın geçişine gösterdiği direncin ölçüsü. (bu direnç, bu dalgalı akımı geçirmek için gerekli gerilimin (volt), devreden geçen akımın yeğinliğine (amper) bölünerek bulunur). Empedans (akustik). Empedans büyüklüğü. Alternatif akım direnci.

Impedance angle : Celi açısı. Empedans açısı.

Impedance bridge : Celi köprüsü. Empedans köprüsü.

Impedance circle : Empedans çevrimi.

Impedance coil : Celi bobini. Çeki bobini. Empedans bobini.

Impedance transformer : Celi dönüştüreci. Empedans transformatörü.

Impedance converter : Çeli dönüştürücü.

Impedance triangle : Celi üçgeni. Empedans üçgeni.

Impede : Geciktirmek. Ayak bağı olmak. Kösteklemek. Ket vurmak. Engellemek. Sekte vurmak. Engel çıkarmak. Engel oluşturmak. Engel teşkil etmek. Engel olmak.

 

Impedances : Alternatif akım direnci. İç direnç. Empedans.

İngilizce Imped Türkçe anlamı, Imped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hobble : Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Aksayarak yürümek. Aksamak. Engellemek. Topallama. Duraksamak. Bukağı vurmak. Köstek. Köstek vurmak.

Jam : Basmak. Reçel. Sıkışma. Durdurmak. Tıkmak. Sıkışıklık. Doğaçlama çalmak (caz). Bastırmak. Tutukluk yapmak.

Block : Bloke etmek. Önünü kesmek. Kütle. Kesmek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kalıplamak. Tıkamak. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Kapamak.

Keep : Kale. İşletmek (otel vb). Saklamak. İlerlemek. Kalmak. Bakım. Tutmak. Himaye. Konumunda tutmak. Yiyecek.

Nest : Yuvalamak. İçice düzenlemek. İçiçe koymak. Yuvaya yerleşmek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tutam. İçiçe düzenlemek. İç içe geçen şeyler. İç içe yerleştirmek. Yuvalanmak.

Occlude : Emmek (gaz). Kapamak. Kesmek. Kapatmak. Önlemek. Emmek. Absorbe etmek. Kapatma. Adsorbe etmek. Tıkamak.

Introduce : Öğretmek. Ortaya koymak. Tanıştırmak. Lanse etmek. Başlamak. İçeri sokmak. Göstermek. İlk kez getirmek. Uygulamak. Sunmak.

Impedance : Bir devrenin, dalgalı akımın geçişine gösterdiği direncin ölçüsü. (bu direnç, bu dalgalı akımı geçirmek için gerekli gerilimin (volt), devreden geçen akımın yeğinliğine (amper) bölünerek bulunur). İç direnç. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeli. Alternatif akım direnci. Özdirenç. Çeli büyüklüğü. Empedans (akustik). Direnç.

 

Enter : Sokmak. Geçirmek. İçeriye girmek. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). Katılmak. Kaydetmek. Yazılmak. Sınava girmek. Yazmak.

Interfere : Engellemek. Müdahale etmek. Girişmek. Karışmak. Burnunu sokmak. Yoluna çıkmak. Çatışmak. Dokunmak. Araya girmek. Parazit yapmak.

Imped synonyms : obstruct, engraft, set back, inhibit, prevent, implant, embed, impedances, obturate, hinder, sink, plant, insert, bury, stunt, close up, infix, pot.

Imped zıt anlamlı kelimeler, Imped kelime anlamı

Let : Bırakmak. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Koyvermek. Yenile. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Kiraya vermek. Koyuvermek. Dirmek. Yenilen. Vermek.

Free : Bağımsız. Muaf. Serbest. Özgür. Beleş. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest bırakmak. Bedava. Serbestçe. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Unclog : Tıkanmış boruyu açmak. Açmak (tıkanık bir şeyi). Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.). Bir blokajı açmak.