Impinging türkçesi Impinging nedir

Impinging ingilizcede ne demek, Impinging nerede nasıl kullanılır?

Imping : Şeytanın art ayağı. Küçük şeytan. Afacan çocuk. Yaramaz çocuk. Afacan. Canavar. İblis.

Impinge on : -e çarpmak. Tecavüz etmek. Etkilemek. Çatmak. -i etkilemek.

Impinged : Çarpmak. Etkilemek. Tecavüz etmek. El uzatmak. Vurmak.

Impingement : Gasp. Etkileme. Karşı gelme. Vurma. Tecavüz. İhlal. Çarpma. İzlenim bırakma. Taşma. İzinsiz girme.

Impingements : Taşma. İhlal. Tecavüz. Etkileme. İzlenim bırakma. Vurma. Gasp. Çarpma. Karşı gelme. İzinsiz girme.

Crimping : Sıkıştırma. Yarmak (et). Askere almak. Kıvırcıklaştırma. Mıhlama. Kıvırmak. Presleme. Tufal kırma. Durdurmak. Zorla askere almak.

Impingers : Darbe ölçer. Gaz yıkama şişesi.

Limpingly : Topallayarak. Topallaya topallaya.

Crimping machine : Kıvırcıklaştırma makinesi. Kıvırma makinesi.

Impinger dust counting : Işır tozölçer.

İngilizce Impinging Türkçe anlamı, Impinging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impinging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boff : Son vermek. Tutulamayan kahkaha. Dizginlenemeyen kahkaha. Büyük gişe başarısına sahip oyun. Hit parça. İçten gelen gülme. Osurmak. Yellenmek. Kusmak. Ses getiren liste başı şarkı.

 

Carry weight : Ağırlığı olmak. Önemli olmak.

Abuses : Kötü emellerine alet etmek. Küfretmek. Kötüye kullanmak. Kötü davranmak. Suistimal etmek. Taciz etmek.

Attacked : Girişmek. Hücum etmek. Saldırıya uğramış. Çatmak. Dil uzatmak. Koyulmak. Aşındırmak. Hücuma uğramış. Tutulmak.

Claw : Pençe. Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Kapışmak. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yırtmak. Cırmalamak (kedi vb). Makas. Tırnak. Tırmalamak (kedi vb).

Occurrence : Olay.

Biff : Darbe. Bıff. Vajina. Yumruklamak. Am. Yumruk vurmak. Yumruk atmak. Yumruk.

Beats : Girişim. Atmak (kalp). Çırpmak. Yenmek. Çalmak (davul). Dayak atmak. Pataklamak. Geçmek. Dövmek.

Break into : Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Zorla içeri girmek. Ayırmak. Dalmak. Girmek. Konuşmayı kesmek. Lafa karışmak. Hırsızlık yapmak. Zorla girmek.

Impinging synonyms : occurrent, impinges, alight upon, beat, bashed, encroaches, aggressing, attacks, natural event, abusing, barge, assaulted, bang into, interlocking, bashes, clawed, birches, impinged, birch, dictates, catch up, concern, affects, enamor, clawing, batters, barged, happening, be reflected, attack, thrust out hand, bang, encroach on.