Imposture türkçesi Imposture nedir

Imposture ingilizcede ne demek, Imposture nerede nasıl kullanılır?

Impostures : Desise. Sahte tavır. Hile. Sahtekarlık. Müzevirlik. Düzenbazlık. Dolap.

Impost : Gümrük resmi. Yükümlülük. Resim. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Üzengitaşı. Yük. Üzengi. Harç. Üzengi taşı.

Imposter : Bkz.impostor. Taklitçi (impostor olarak da yazılır). Sahtekar. Dalavereci. Aldatan. İthal edilen mallarda gümrük vergisi oranını belirleyen kimse. Dümenci. Canlandıran kimse. Dolandırıcı. Aldatan kimse.

Imposters : Dolandırıcı. Dümenci. Dalavereci. Taklitçi (impostor olarak da yazılır). Sahtekar. Aldatan kimse. İthal edilen mallarda gümrük vergisi oranını belirleyen kimse. Canlandıran kimse. Aldatan.

Imposting : Harç. Üzengilik. Yükümlülük. Yastık. Üzengi taşı. Üzengi. Vergi. Yük. Resim. Gümrük resmi.

Imposts : Vergi. Rüsum. Yük. Yükümlülük.

Impose on : -den faydalandı. Etkilemek. Faydalanıldı. Vermek (ceza). Rahatsız etmek. Birini sömürmek. Empoze etmek. Sömürüldü. -e (vergi) koymak. -yı sömürdü.

Impose law and order : Kanun ve nizam getirmek.

Impose tax : Vergiler koymak. Vergiler uygulamak. Vergiler getirmek. Vergi koymak. Vergi ödemesi talep etmek.

 

Impostor : Sahtekar. Madrabaz. Düzenbaz kimse. Düzenbaz. Dolandırıcı.

İngilizce Imposture Türkçe anlamı, Imposture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Imposture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Covin : Komplo. Anlaşma. Hileli itilaf. Gizli ittifak.

Circumvention : Atlatıp kurtulma. Tuzağa düşürme. Aldatma. Atlatma. Kanunun boşluklarından yararlanma. Önleme. Hilecilik.

Cantrips : Büyücülük sırrı (iskoçça). Tılsım. Büyü. Sihirli tılsım. Yalan (ingilizce kullanımı).

Capstans : Vinç. Döndürücü. Irgat. Bocurgat. Çıkrık.

Funny business : Hilekarlık. Şüphe uyandıran hareket. Yalan dolan. Çapraşık iş. Hilecilik.

Wiled : Üçkağıt. Ayartmak. Düzen. Baştan çıkarmak. Cezbetmek. Oyun. Kurnazlık.

Collusion : Muvazaa. Danışıklı dövüş. Dolap (argo terim). Tuzak. Danışıklık. İhtilaf. Danışık. Danışıklı iş.

Corruptness : Çöküş. Rüşvetçilik. Vicdansızlık. Ayartma. Bozulmuşluk. Bayağılık. Terbiyesizlik. Yiyicilik. Yozlaşmışlık. Ahlaksızlık.

Fakery : Kalpazanlık. Sahtesini yapma. Dolandırıcılık. Sahtecilik.

Confidence game : Dolandırıcılık. Üçkağıtçılık. Dolandırma. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Güveni suistimal suçu. Alavere dalavere. Dolandırıclık.

Imposture synonyms : cabinets, fraudulentness, fakeries, bilking, deceit, monkey business, dissimulation, counterfeiting, barretry, dishonesty, ripoff, dolus, deceits, deceitfulness, dishonesties, cuddies, knavery, cupboard, affectation, bamboozlement, cheat, affectations, bilks, wile, hokeypokey, artifice, simulations, cheating, duplicities, cabinet, hanky panky, primness, bilk.

Imposture ingilizce tanımı, definition of Imposture

Imposture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or conduct of an impostor. Deception practiced under a false or assumed character. Cheating. Fraud or imposition.