Impropriate türkçesi Impropriate nedir

  • Hibe etmek.

Impropriate ingilizcede ne demek, Impropriate nerede nasıl kullanılır?

Impropriation : Hibe.

Impropriator : Hibe eden kimse.

Improprieties : Yanlış kullanma. Uygunsuzluk. Yolsuzluk. Yanlışlık. Yersizlik. İrtikap. Yakışıksızlık.

Impropriety : Yolsuzluk. Yersizlik. Terbiyesizlik. Yakışıksızlık. İrtikap. Yanlış kullanma. Uygunsuzluk. Hata. Yanlışlık. Ahlaksızlık.

İngilizce Impropriate Türkçe anlamı, Impropriate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impropriate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assign : Havale etmek. Tahsis etmek. Bir işe koymak. Ayırmak. Ferağ etmek. Bağlamak. İş vermek. Belirlemek. Saptamak. Hamletmek.

Right : Çeki düzen vermek. Yolunda. Hak. Cidden. Düzgün. Haklı. Dosdoğru. Sağa. Haklı çıkarmak. Doğrudan doğruya.

Gifting : Armağan. Tanrı vergisi. Doğuştan yetenek. Bahşiş. Hediye. Bağış. Kabiliyet. Allah vergisi.

Give away : Armağan etmek. Ele vermek. Bağışlamak. Hediye etmek. Sırrını açıklamak. Sırrı dışarı vermek. Hibe vermek. Açığa vurmak. Bağış yapmak.

Pat : Sıvazlamak. Ufak kalıp tereyağı. Pışpışlamak. Tamamiyle uygun. Tam zamanında. Okşama. Elle hafifçe vurmak. Elle hafifçe vurmak (takdir veya sevgi belirtisi olarak). Elle vurmak. Münasip.

 

Gift : Bağış. Doğuştan yetenek. Yetenek. Allah vergisi. Kabiliyet. Tanrı vergisi. Hibe. Bahşiş. Hediye. Armağan.

Set aside : Biriktirmek. Bertaraf etmek. İptal etmek. Bir tarafa bırakmak. Ayrılmış. Saklamak. Arka plana atmak. Ayırmak. Reddetmek. Kaldırmak.

Befitting : Yakışarak. Yaraşır. Uygun. Yakışan. Yerinde. Yakışır. Yakışma. Yakışık alır.

Portion : Ayırmak. Parça. Hisselere ayırmak. Pay. Bölüm. Çeyiz. Kısım. Kısmet. Bölmek. Bir tabak yemek.

Appropriateness : Yerindelik. Alaka. Yerinde oluş. Uygunluk. Münasip oluş. Münasiplik. Uygun olma.

Impropriate synonyms : grade appropriate, apropos, earmark, reserve, proper, allow, allot, grant.

Impropriate zıt anlamlı kelimeler, Impropriate kelime anlamı

Malapropos : Yersiz biçimde. Uygunsuzluk. Yakışıksız. Edepsiz. Uygunsuz. Münasebetsiz. Yersiz. Yersizlik. Uygunsuzca.

Improper : Yanlış. Uygunsuz. Münasebetsiz. Yersiz. Ahlaksız. Terbiyesiz. Çirkin. Yolsuz. Hatalı. Yakışıksız.

Inappropriateness : Yanlış olma durumu. Yakışıksızlık. Saçmalık. Yersizlik. Münasebetsizlik. Yaraşmama. Uygun olmama. Aykırı olma. Yakışmama. Uymazlık.

Impropriate antonyms : inappropriate, properness, decorum, correctness, propriety, decorousness, decency, appropriateness.

Impropriate ingilizce tanımı, definition of Impropriate

Impropriate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To become an impropriator. To assume. To appropriate to one`s self. Put into the hands of a layman. Impropriated.