In custody türkçesi In custody nedir

  • Yasal memurlar tarafından tutulma.
  • Tutuklu olma.
  • İçeride.
  • Hapiste.
  • Gözaltında.

In custody ile ilgili cümleler

English: Ali is in custody.
Turkish: Ali gözaltında.

English: Ali is still in custody.
Turkish: Ali hâlâ göz altında.

English: The police have a suspect in custody.
Turkish: Polisin gözaltında bir şüphelisi var.

English: The police held him in custody.
Turkish: Polis onu gözaltında tuttu.

English: Do the police still have Tom in custody?
Turkish: Polis hâlâ Tom'u göz altında tutuyor mu?

In custody ingilizcede ne demek, In custody nerede nasıl kullanılır?

In : Gelmiş olan. İktidardaki. Tutulan. Mevsimi gelmiş. İçeri. İçine. Çok moda olan. İçeri doğru yönelen. Dahili. İçeriye.

Custody : Velayet. Gözetim bakım. Gözaltı. Gözetim. Hapsetmek. Bakım. Vesayet. Nezaret. Tutukluluk. Hapis.

Be in custody : Gözaltında bulunmak. Nezaret altında bulunmak. Gözaltına alınmak.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir halde. Zor bir durumda. Zor durumda. Sıkıntıda.

In a bad mood : Hoş olmayan bir davranış halinde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Aksiliği üstünde. Aksiliği üzerinde. Kötü bir ruh halinde.

In a bad light : Kötü bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta. Negatif bir yolla.

 

İngilizce In custody Türkçe anlamı, In custody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In custody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In stir : Kodeste.

Under lock and key : Kilitlenmiş. Kilit altında. Hapsedilmiş. Güvenli bir yerde. Kapatılmış. Hapse atılmış.

Inwardly : İçten içe. Manen. Dahilen. İçinden. İçte. İçeriye. İçten.

In hock : Borçlu. Hapishanede. Rehinde.

Being captured : Yakalanmış olma. Tutuklanmış olma. Yakalanma.

Inland : İçe doğru. Denizden uzak yerler. Ülkenin iç kısmında olan. Ülke içi. İç. İçerilerde. Denizden uzak. Ülkenin iç kısmı. Denizden uzak olan.

Bahind bars : Kodeste.

In captivity : Tutuklu. Tutsak. Tutsak (hayvan mahkum vs).

Up the river : Nehirden yukarı. Cezaevinde. Hapishaneye. Hapse. Kodeste.

Being caught : Yakalanma. Tutuklanmış olma. Yakalanmış olma.

In custody synonyms : inboard, within doors, behind bolt and bar, indoors, under surveillance, within, in prison, behind bars, in limbo, boxed, boxed up, inboards.