In petticoats türkçesi In petticoats nedir

  • Yaşı küçük (bir kız ile ilgili).
  • Genç.

In petticoats ingilizcede ne demek, In petticoats nerede nasıl kullanılır?

In : İçinde. Gelmiş olan. İçeriye. İç. Halinde. Da. İçine. Mevsimi gelmiş. Tutulan. Çok moda olan.

Petticoats : İç etek. Jüpon. İç eteği. Kombinezon. Supap kapağı. Eksik etek. Kadın. Elbise altına giyilen slip.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor durumda. Zor bir halde.

In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Negatif bir yolla.

In a bad mood : Kötü bir ruh halinde. Aksiliği üzerinde. Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde.

In a bad temper : Sinirli. Öfkeli olarak. Kızgın. Burnundan soluyan. Öfkesi burnunda. Kızgınca. Öfkeli. Sinirli olarak.

İngilizce In petticoats Türkçe anlamı, In petticoats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In petticoats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ladler : Dil edinim düzeneği. Kızan. Garson. Kepçeyi sıvının içine batıran ve servis yapan kimse. Sıvı taşıyan bir şey. Delikanlı. Genç adam. Genç erkek. Erkek çocuk.

Sophomoric : Pişmemiş. Taze. Gösterişçi. Olgunlaşmamış. Havalı. Toylarla ilgili. Kurumlu. Tavına gelmemiş.

 

Adolescents : Yeniyetme. Ergenler. Delikanlı.

Ladlers : Dil edinim düzeneği. Kızan. Genç erkek. Erkek çocuk. Yarak. Kepçeyi sıvının içine batıran ve servis yapan kimse. Garson. Delikanlı. Sıvı taşıyan bir şey.

Juvenile : Jüvenil. Jön. Çocuksu. Gençliğe ait. Gençlere özgü. Delikanlı. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Juvenil. Olgunlaşmamış. Gençlik.

Adolescent : Adolesan. Delikanlı. Yeniyetme. Gençlik. Ergenlik çağında olan (genç). Adölesan. Ergen. Ergenlik. Yeni yetme.

Lad : Genç adam. Garson. Dil edinim düzeneği. Delikanlı. Genç erkek. Yarak. Kızan. En küçük mutlak sapma. Lad. Seyis yamağı.

Green : Yeşile boyamak. Ham. Yeşertmek. Yeşil alan. Acemi çaylak. Yeşil renk. Hasta görünen. Yeşil. Yeşermek.

Sapling : Genç çocuk. Fidan. Fidan (epey boy atmış). Delikanlı. Körpe ağaç.

Junior : Babasıyla aynı adı taşıyan kimsenin adına eklenir. Oğul. İki kişiden küçük olanı. Daha genç. Küçük kimse. Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi. Yaşça küçük kimse. Ast. Yaşça küçük.

In petticoats synonyms : juniors, juveniles, little, greenest, saplings.