In the ascendent türkçesi In the ascendent nedir

  • Egemen olan.
  • Hüküm süren.
  • Etkin olan.

In the ascendent ingilizcede ne demek, In the ascendent nerede nasıl kullanılır?

In : Gelmiş olan. İçeriye. Dahili. Olarak. İktidardaki. İçinde. Mevsimi gelmiş. İçeri. Halinde. İçine.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Ascendent : Yükselen. Nüfuzlu. Ekliptiğin yükselen noktası. Etkin. Egemen. Üstün.

Be in the ascendent : Yıldızı parlamak. Hükmetmek. Yükselmek. İtibarı artmak.

In the abstract : Kuramsal olarak. Genel olarak. Teoride. Kavram olarak. Nazari olarak.

In the afternoon : Öğleden sonra. İkindiyin.

In the back : Arkadan.

In the air : Havada kalmış. Olası. Havada. Kritik noktada. Boşlukta kalmış. Herkesin aklında. Askıda. Ortalıkta dolaşan. Kararlaştırılmamış. Karara bağlanmamış.

In the affirmative : Olumlu olarak. Onaylayarak.

In the act of : Halde. Halinde.

İngilizce In the ascendent Türkçe anlamı, In the ascendent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the ascendent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prevailing : Galip gelen. En çok tutulan. Egemen. Üstün gelen. Cari. Geçerli. Yerine geçme. Genel. Galip.

 

Reigning : Saltanat süren. Hüküm sürmek. Egemen olmak. Saltanat sürmek.

Rife : Bol. Salgın. Genel. Geçer. Mebzul. Yaygın. Dolu. Çok bulunan.

Determinant : Belirten. Determinant. Hükmeden. Belirleyici etken. Hakim olan. Belirleyici faktör. Etken. Dizey öğelerinin tersbakışımlı çarpımları olarak hesaplanan sözgelimi, dizey evriğinin varlığını sınamaya yarayan sayı. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın birinci ögesini oluşturan ad ve sıfat: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra, sarışın dilber, görünmez kaza, gizli kapaklı işler vb. Belirleyici.

Prevalent : Hakim. Geçerli. Mevcut. En çok tutulan. Çok rastlanan. Hakim olan. Genel. Olagelen. Yaygın.

In the ascendant : Etkinliği artan. Egemenliği artan. Gücü artan. Yıldızı parlayan.

Dominating : Hükmeden. Baskın. Başatlayan. Hakim. Hükmedici.

Governing : Yönetme. Hükmeden. İdare edem. İdare eden. Baş. Yol gösteren. Yöneten. Yönetim. Ana.