Prevalent türkçesi Prevalent nedir
Prevalent ile ilgili cümleler
English: The term ‘milonguero style tango’ was coined in the early 1990s to describe the style of dancing tango that was prevalent in the milongas of downtown Buenos Aires in the 1950s.
Turkish: 1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu.
English: The patriarchal system has always been more prevalent.
Turkish: Ataerkil sistem her zaman daha yaygın olmuştur.
English: It is a prevalent belief, according to a nationwide poll in the United States, that Muslims are linked with terrorism.
Turkish: ABD'de ülke çapındaki bir ankete göre Müslümanların terörle bağlantılı olduğu yaygın bir inançtır.
Prevalent ingilizcede ne demek, Prevalent nerede nasıl kullanılır?
Prevalent wind : Herhangi bir bölgede, yıl boyunca ya da belli bir mevsimde esiş yönü, ötekilere göre daha sık yinelenen rüzgar. Egemen rüzgar.
The prevalent fashion : Hakim moda. Yaygın moda. Genel moda. Genele yayılmış stil. Günümüz modası. Baskın moda.
Prevalently : Yaygın olarak.
Prevalence : Prevalans. Yaygınlık. Geçerli olma. Hakim olma. Bir hastalığın belli bir popülasyon içinde belli bir süre aralığında eski ve yeni olguların birlikte görülme oranı veya yaygınlığı. Cari olma. Hüküm sürme. Belli bir dönemde bir hastalık veya parazitin görünme sıklığı, bir asalak türüyle enfekte olan balıkların, toplam incelenmiş olan balıklara yüzde oranı, prevalens, prevalans. Egemen olma.
Prevail : Üstün gelmek. Yenmek. Yürürlükte olmak. Başarmak. Kafalamak. Yerine geçmek. Yaygın olmak. Hüküm sürmek. Egemen olmak. Geçerli olmak.
Prevailing : Üstün gelen. Egemen. Yerine geçme. Hüküm süren. Geçerli. Cari. En çok tutulan. Galip. En rağbette olan. Hakim.
Prevaricated : Gargaraya getirmek. Yalan söylemek. Lafı dolandırmak. Kaçamak cevaplar vermek. Lafı kıvırmak. Boğuntuya getirmek. Kaçamaklı söz söylemek. Kaçamak cevap vermek.
Prevarication : Yalan ifade. Yalan. Kaçamak söz. Bilerek yanlış yönlendirme. Kaçamak cevap verme. Kaçamak cevaplar verme.
Prevail on : Kandırmak. İkna etmek. Razı etmek. Gönlünü etmek.
Prevaricate : Gargaraya getirmek. Lafı dolandırmak. Kaçamak yanıtlarla gerçeği gizlemeye çalışmak. Kaçamak cevaplar vermek. Lafı kıvırmak. Yalan söylemek. Kaçamaklı söz söylemek. Kaçamak cevap vermek. Boğuntuya getirmek.
İngilizce Prevalent Türkçe anlamı, Prevalent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prevalent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Existed : Yaşamak. Bulunmak. Yaşamış. Olmak. Var olmak. Var olmuş. Geçinmiş.
Exoteric : Dışrak. Sıradan. Kolay anlaşılır. Eksoterik. Harici. Anlaşılır.
God : Cenab-ı hak. İlah. Put. Tanrı. Allah. Hak. Tapı. Canan. Mabut.
Dominated : Hükmedilen. Hakim olunan. Egemen olmak. Hükmetmek. Hakim olmak. Nüfuzlu olmak. Egemenlik kurmak. Boyunduruğu altına girmiş. Nazır olmak.
Ascendantent : Üstün. Faik.
Abstract : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Almak. Çekmek. Soyutlamak. Soyut resim. Çalmak. Özet çıkarmak. Heykel. Soyutlama yapmak.
Extensive : Geniş. Uzatılmış. Engin. Ekstansif. Kapsamlı. Geniş alan. Geniş çaplı. Büyük. Geniş ölçüde yapılan.
Predominant : Ağır basan. Üstün. Baskın.
Collective : Topluluk adı. Ortak. Ortaklaşa. Toplu. Ortaklaşma. Müşterek. Ortak girişim. Kolektif şirket. Kolektif.
Actuals : Eylemsel. Anında alım satım. Gerçekten. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Eylemli. Asıl. Aktüel. Fiili.
Prevalent synonyms : epidemical, existing, beaks, possessors, diffuse, governing, possessor, endemic, demiurges, demiurge, ruling, commonest, living, passable, gownsmen, operative, common, in being, predominating, preponderant, forthcoming, in the ascendent, effectual, disseminated, ascendants, ascendant, in hand, in use, in existence, effective, existents, gownsman, comprehensives.
Prevalent zıt anlamlı kelimeler, Prevalent kelime anlamı
Infrequent : Sık gerçekleşmeyen. Az bulunur. Seyrek. Nadir. Nadiren.
Prevalent ingilizce tanımı, definition of Prevalent
Prevalent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gaining advantage or superiority. Successful. Having superior force, influence, or efficacy. Predominant. Prevailing. Victorious.

Bu kısımda Prevalent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prevalent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prevalent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prevalent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.