Extensive türkçesi Extensive nedir

Extensive ile ilgili cümleler

English: The flood did the village extensive damage.
Turkish: Sel köye büyük hasar verdi.

English: The earthquake in Hokkaido caused extensive damage.
Turkish: Hokkaido'daki deprem büyük hasara sebep oldu.

English: Dr. Svensen researched the issue so extensively that his bibliography makes up half the weight of his book.
Turkish: Dr. Svensen konuyu öyle geniş bir şekilde araştırdı ki onun kaynakçası kitabının yarı ağırlığını oluşturuyor.

English: The strong earthquake in Hokkaido caused extensive damage.
Turkish: Hokkaido'daki şiddetli deprem geniş çaplı hasara neden oldu.

English: Those selected will have to face extensive medical and psychological tests.
Turkish: Seçilmiş olanlar kapsamlı tıbbi ve psikolojik testlerle yüzleşmek zorunda kalacak.

Extensive ingilizcede ne demek, Extensive nerede nasıl kullanılır?

Extensive agricultural farming : Yaygın tarımsal üretim. Yaygın tarıma dayalı olarak yapılan üretim.

Extensive agricultural production : Yaygın tarımsal üretim. Yaygın tarıma dayalı olarak yapılan üretim.

Extensive agriculture : Ekstansif tarım. Yaygın tarım. Ekstensif tarım. Kaba tarım. Tarımsal alanda göreli olarak daha az miktarda sermaye ve işgücü kullanılarak gerçekleştirilen tarımsal etkinlik. krş. yoğun tarım. Genişletilmiş ziraat. Büyük alanlar üzerinde tahıl veya ekin yetiştirmeye dayalı çiftçilik.

 

Extensive agriculture farming : Yaygın tarıma dayalı olarak yapılan üretim. Yaygın tarımsal üretim.

Extensive agriculture production : Yaygın tarımsal üretim. Yaygın tarıma dayalı olarak yapılan üretim.

Extensive property : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Büyüklüğü, bulunduğu nesne ya da dizgenin niceliğiyle değişen , erke, oylum gibi özellik. Kaplamsal özellik. Özdeğin nicelliğiyle orantılı olan özellik. Uzamsal özellik. Yaygın özellik.

Extensive feeding : Yüksek verim beklemeden, az masrafla merada ve/veya ahırda yapılan kaba yeme dayalı yemleme. Ekstansif yemleme.

Extensive knowledge : Büyük bilgi. Engin bilgi. Yüksek bilgi birikimi. Derin bilgi birikimi. Hatırısayılır ölçüde bilgi veya anlayış. Geniş bilgi birikimi. Geniş bilgi.

Extensive damage : Büyük zarar. Dikkate değer hasar. Geniş şekilde hasar. Geniş çaplı hasar.

Extensive form analysis : Kapsamlı biçim çözümlemesi.

İngilizce Extensive Türkçe anlamı, Extensive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extensive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expanses : Genişlik. Açılma. Enginlik. Yayılma.

Bulky : İri yarı. İri cüsseli. Havaleli. İri. Hantal. Cüsseli. Hacimli. Kocaman. Çok yer kaplayan. Dökme.

Epidemical : Epidemik. Salgın.

All embracing : Her şeyi saran.

Universal : Belli önkoşullar yerine geldiğinde her durum ve her bağlamda geçerli olan. Evrensel. Umumi. Bir nesneler kümesinin tüm üyelerine ilişkin olan türsel özelliklerden her biri. bk. tikel. Tümel. Genel. Üniversal. Genelgeçer.

 

Diffuse : Neşretmek. Nüfuz etmek. Yayılmak. Karıştırmak. Dağınık. Diffuz. Dağıtmak. Gereksiz ayrıntılı. Gereksiz laflarla dolu.

Profound : Adamakıllı. İçe işleyen. Etkileyici. Çok derin. Derya. İçten. Bilge. Etkili. Bilgili.

All comprehensive : Geniş kapsama alanı olan. Her şeyi kapsayan. Her tarafını kuşatan. Sınırsız.

Epidemic : Salgınlaşmış. Belli bir coğrafik alandaki popülasyonda, rapor edilen yıllık vaka sayısı hızla artan hastalık durumu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genel. Kıran. Salgın (hastalık). Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık, epidemik. Salgın. Aynı zamanda çok büyük çapta bireyi etkileyen hastalık. epidemik.

Comprehensives : Genel. Anlama yeteneği olan. Kuşatıcı. Çok amaçlı. Ayrıntılı. Tam veya her şey dahil. Anlayışlı. Kavrayışlı. Etraflı.

Extensive synonyms : all encompassing, broad in the beam, expanse, encompassing, ample, amplest, capital, well rounded, across the board, burning, cosmical, commonest, biggest, renewed, blanket, exhaustive, catholic, broads, commodious, offings, wider, sweep, elongated, spacious, handed, large scale, extended, cosmic, diverse, allround, carefree, ambitious, expansive.

Extensive zıt anlamlı kelimeler, Extensive kelime anlamı

Small : Arka. Az. Hafif. Fakir. Mini. Küçük. Mütevazı. Önemsiz. Basit. Küçük küçük.

Little : Hemen hemen hiç. Az miktar. Küçük. Birazcık. Az. Cici. Az miktarda. Ufak şey. Genç. Değersiz.

Extensive antonyms : noncomprehensive.

Extensive ingilizce tanımı, definition of Extensive

Extensive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extensive greatness. Of much superficial extent. Large. An extensive lake. Having wide extent. Wide. As, an extensive farm. Extensive benevolence. An extensive sphere of operations. Broad. Expanded. Comprehensive.