In the chips türkçesi In the chips nedir

In the chips ile ilgili cümleler

English: The Van Horn family was in the chips.
Turkish: Van Horn ailesi zengindi.

In the chips ingilizcede ne demek, In the chips nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri doğru yönelen. İçinde. Olarak. İçeriye. Da. De. Mevsimi gelmiş. İktidardaki. İçine. Halinde.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Chips : Cips. Kızarmış patates. Mıcır. Patates kızartması. Chıps. New york finans piyasasında bankalararasında bağlantı kuran, işlemleri yürüten ve hesapları denkleştiren takas sistemi. krş. bankalararası para piyasası. Mikroçip.

In the abstract : Kuramsal olarak. Kavram olarak. Teoride. Nazari olarak. Genel olarak.

In the act : Eylemde. Eylem halinde. İşbaşında. Cinsel ilişki sırasında. Çalışır halde. Suçüstü.

In the back : Arkadan.

In the altogether : Anadan üryan. Çıplak. Tamamen çıplak. Çırılçıplak. Anadan doğma. Anadan doğma çıplak. Dımdızlak.

In the afternoon : Öğleden sonra. İkindiyin.

In the act of : Halinde. Halde.

In the ascendant : Etkin olan. Hüküm süren. Gücü artan. Egemen olan. Egemenliği artan. Yıldızı parlayan. Etkinliği artan.

 

İngilizce In the chips Türkçe anlamı, In the chips eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In the chips ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affluential : Zengin ve güçlü. Zengin ve çok etkisi olan kişi.

Affluents : Gönençli. Çok. Irmak ayağı. Hali vakti yerinde. Bir nehrin ayağı. Refah içinde. Bol. Gürül gürül akan.

Rich : Bol bol. Bol. Besin değeri yüksek. Yoğun. Gür. Değerli. Komik. Verimli. Pahada ağır.

Bonanzas : Bolluk. Zengin maden yatağı. Beklenmedik zenginlik. Zengin maden damarı. Zengin maden. Çok karlı iş. Refah. Kazanç kaynağı. Beklenmedik kazanç.

In clover : Tuzu kuru. Tuzu kur bir halde. İş ve endişeden uzak bir şekilde. Refah içinde. Hali vakti yerinde. Altın babası.

Opulent : Süslü. Bereketli. Gür. Bol. Gösterişli. Mebzul.

Flush : Aynı boyda olarak. Çok paralı. Parası bol. Fışkırtmak. Fışkırtma. Hızla akmak. Yüzü kızartmak. Heyecanlandırmak. Yüzü kızarmak.

Brownstones : Kumtaşı. Kahverengi kumtaşı. Kırmızımsı kahverengi kumtaşı.

Fertile : Yaratıcı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ongun. Artağan. Doğurgan. Verimli. Yumurta ve sperma oluşturma, yavru meydana getirme yeteneğinde olma, fertil. Gelişme yeteneği olan. Fertil. Bereketli.

In the money : Paralı. Karda olan. Çok para kazanan.

In the chips synonyms : loaded, monied, deep pocket, brownstone, bonanza, propertied, moneyed, forehanded, richer, on easy street, generous, minted, affluent.