Incipient fusion türkçesi Incipient fusion nedir

Incipient fusion ingilizcede ne demek, Incipient fusion nerede nasıl kullanılır?

Incipient : Yeni başlayan. Türemekte olan. Henüz başlamakta olan. Başlangıç. Başlangıç aşmasında olan. Yeni başlamış. İnsipiyent.

Fusion : Birleştirmek. Birleştirme. Eriyip kaynaşma. Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem. kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması. Birleşme. Çekirdek kaynaşması. Erimiş kütle. Füzyon. Birbirinden ayrı iki ya da daha çok mal yapısının saptanması ve kabul edilen biçim ve koşullarla birleştirilerek bir tek ortak mal yapısı elde edilmesi. Kaynaşım.

Incipient species : Aynı türler olmak üzere birbirinden uzaklaşan fakat coğrafik engellere rağmen hala kendi aralarında çiftleşebilen populasyonlar. İnsipient tür.

Affusion : Törensel amaçlarla su dökmek (vaftiz gibi). Affuziyon. Dökülme. Dökme. Afüzyon.

Ambipolar diffusion : Ambipolar dağılım.

Atlanto occipital fusion : Birinci boyun omurunun kondilus oksipitalislerle birleşmesi veya kaynaşmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu, atlanto-oksipital yapılış bozukluğu, arap atlarında atlantooksipital yapılış bozukluğu. buzağılarda ve arap taylarında doğuştan veya doğumu takiben iki ay içerisinde belirginleşen tetraplejiyle birlikte görülür. arap atlarında kalıtsaldır. Atlanto-oksipital kaynaşma.