Incipient species türkçesi Incipient species nedir

  • İnsipient tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Aynı türler olmak üzere birbirinden uzaklaşan fakat coğrafik engellere rağmen hala kendi aralarında çiftleşebilen populasyonlar.

Incipient species ingilizcede ne demek, Incipient species nerede nasıl kullanılır?

Incipient : Türemekte olan. Başlangıç. Henüz başlamakta olan. Yeni başlayan. İnsipiyent. Başlangıç aşmasında olan. Yeni başlamış.

Species : Enva. Hayal. Tür. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Canlı türü. Türlü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ortak özellikleri olan grup. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Cins.

Incipient fusion : Başlangıç kaynaşması. Yeni başlayan erime.

Acclimatized species : Aklimatize türler. Yeni iklim veya farklı bir çevreye uyum sağlamış ve toplumda kültürel iyileşme olmaksızın kendi nesillerini sürdürebilen türler, aklimatize türler. İklime uymuş türler.

Bird species : Kuş türleri.

Charged species : Yüklü türler.

İngilizce Incipient species Türkçe anlamı, Incipient species eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incipient species ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Acacia : Mimoza. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Incipient species synonyms : abiotic environment, aardwolf, abacus bodies, aardvark, a chromosome, abo blood groups system.