Species türkçesi Species nedir
- Türler.
- Hayal.
- Çeşit.
- Türlü.
- Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes.
- Ortak özellikleri olan grup.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Şekil.
- Nevi.
- Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. örnek: homo sapiens (insan). bu isimler daima italik yazıyla yazılır. birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. biyolojik tür, spesyes.
- Tür.
- Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları.
- Spesiyes.
- Bitkilerden elde edilen parçaların kendileriyle veya diğer bazı maddelerle yaptıkları karışımlara verilen ad.
- Cins.
- Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi.
- Canlı türü.
- Aşai rabbani ayinindeki ekmek ve şarap.
- Enva.
Species ile ilgili cümleler
English: Many species of insects are on the verge of extinction.
Turkish: Birçok böcek türleri yok olmanın eşiğindedir.
English: In some species of animals, the female is dominant over the male.
Turkish: Bazı hayvan türlerinde dişi erkek üzerinde egemendir.
English: Many shark species are threatened with extinction.
Turkish: Birçok köpek balığı türü yok olma ile tehdit ediliyor.
English: It is not the strongest of the species that survive, not the most intelligent, but the one most responsive to change.
Turkish: O, yaşayan türlerin en güçlüsü değil, en zekisi değil fakat değişmek için en duyarlı olanıdır.
English: Although rainforests make up only two percent of the earth's surface, over half the world's wild plant, animal and insect species live there.
Turkish: Yağmur ormanlarının, dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına rağmen; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar.
Species ingilizcede ne demek, Species nerede nasıl kullanılır?
Species agrregate : Morfolojik olarak benzer olan ve bu nedenle teşhisi zor olan türler grubu. Tür agregatı.
Species diversity : Belli bir bölgedeki, alandaki veya tüm dünyadaki türlerin farklılığı. Tür çeşitliliği.
Species pulural : Taksonomide bir cinse ait tüm türleri ifade eden bir kısaltma. Spp.
Species richness : Bir alandaki tür sayısı. Tür zenginliği.
Convention on international trade in endangered species of wild fauna and flora : .
Dominant species : Baskın tür. Başat tür.
Cosmopolitan species : Yerin her yanında ya da büyük kesimlerinde yaşayan, yaşamış olan bir tür. Yaygın tür.
Acclimatized species : Yeni iklim veya farklı bir çevreye uyum sağlamış ve toplumda kültürel iyileşme olmaksızın kendi nesillerini sürdürebilen türler, aklimatize türler. Aklimatize türler. İklime uymuş türler.
Bird species : Kuş türleri.
Extinct species : Artık mevcut olmayan hayvan türleri. Kuşağı bitmiş, arkası kesilmiş canlı türü. Nesli tükenmiş tür. Nesli tükenmiş türler. Tükenmiş tür.
İngilizce Species Türkçe anlamı, Species eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Species ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Denominations : Unvan. Zümre. Tanınma adları. Birim. Sınıf. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. İsim. Nominal değer. Ad.
Assortment : Çeşitlilik. Türlü çeşitleri içeren bir bütün. Mal çeşidi. Sınıflandırma. Ayırma. Karışım. Tasnif.
Formating : Biçim. Boyut. Diziliş. Format atmak. Kitap düzenlemesi. Sayfa düzeni. Format. Düzenlemek.
Effigy : Resim. Temsili kukla. Heykel. Suret. Tasvir. Büst.
Contour : Kontur. Düzey çizgisi. Bir nesneyi ya da yüzeyi saran en dış çizgi. bir izgenin özel bir çizgisinin ya da bir kuşağının yeğinlik dalga boyu dağılım eğrisi. Oyuk. Çevre yolu. Fizik, gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Hudut (haritada) yükseklik çizgisi. Dış hatlar. Yatay sınır.
Daydreamt : Hayallere dalmak. Dalmak. Hayal kurmak. Hülyaya dalmak. Düş kurmak. Hayale dalmak. Gündüz hayali.
Breeds : Nesil. Soy.
Air castle : Fantazi. Hayali plan. Dalıp gitme. Dalgınlık. Ayakta uyuma. Hulya.
Taxonomic group : Cins grubu. Cins kategorisi. Taksonomik grup.
Figuration : Süsleme. Şekillendirme. Tasvir. Figürasyon. Şekle sokma. Betimleme. Temsil. Biçimlendirme. Biçim.
Species synonyms : fish species, taxonomic category, var., bacteria species, type species, conformations, variegated, gendering, daydream, diversities, figure, contours, mixed vegetables, olios, ilks, diverse, descriptions, day dream, quality, breed, stew, hodgepodge, hodgepodges, effigies, varietal, eikon, configuration, description, genres, daydreams, kindler, olio, genera.
Species ingilizce tanımı, definition of Species
Species kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Visible or sensible presentation. An image. Appearance. A sensible percept received by the imagination.

Bu kısımda Species kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Species ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Species anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Species ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.