Incise türkçesi Incise nedir

Incise ingilizcede ne demek, Incise nerede nasıl kullanılır?

Incised : Kesilerek biçim verilmiş. Oyulmuş. Hakkedilmiş. Kesilerek şekillendirilmiş. Çentikli. Kesilmiş. Yarılmış. Oyma. Kesikli. Oyuklu.

Incised meander : Yatağını yeniden derinleştirerek üzerinde aktığı koyak tabanı ve ovanın içine gömülen büklüm. Gömük büklüm. Gömük menderes.

Incises : Yarmak. Nüfuz etmek. Kazımak. Oymak. Deşmek. Hakketmek. Kesmek. Oyma.

Incising : Yarmak. Oymak. Oyma. Hakketmek. Kazımak. Deşmek.

Incision : Yarık. İnsizyon. Deşme. Debridman. Kertik. Kesme, yarma. Kesik. Yumuşak dokuların keskin bir aygıtla kuralına uygun olarak kesilmesi işlemi. Yarma. Bistüriyle kesi yapma, yarma, şak yapma, insizyon.

Incisory : Kesme görevi gören (incisor teeth {kesici diş} gibi). Kesmeye yarayan. Kesen. Kesici.

Incisors : Kesici diş.

Incisor : Ön diş. Kesicidiş. Kesici ön diş. Besini kesmeye elverişli olan ön dişler. Keser diş. Kesici diş.

Incisions : Yarma. Yarık. Kesik. Deşme.

Incisivi : Kesici. İnsisivi.

İngilizce Incise Türkçe anlamı, Incise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Indwelt : Oturmak. Yerleştirmek. Yerleşmek. Oturtmak. İkamet etmek. İşlemek.

Barged : Karışmak. Toslamak. Mavna ile taşımak. Mavna. Duba. Dalmak. Ev gib kullanılan duba. Çarpmak. İçeriye paldır küldür girmek.

Chased : Hızla geçip gitmek. Kovalamak. Takip etmek. Zıvana açmak. Peşine düşmek. İzlemek. Kabartma işlemek. Peşinde olmak.

Worry : Endişelendirmek. Hırpalamak. Endişelenmek. Kaygılanmak. Üzmek. Tedirgin olmak. Kaygılandırmak. Taciz etmek. Sinirlenmek. Rahatsız etmek.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Scrape : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sıyrık. Gıcırdatarak çekmek. Sürtmek. Bela. Kazıyarak temizlemek. Raspa etmek. Kıt kanaat geçinmek. Yapıştırılacak filmin üstündeki duyarkatı, kazıyıcı yardımıyla sıyırma. Kazıma sesi.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Empierce : Bıçaklamak. İçyüzünü görmek. Delip geçmek. Delik açmak. Sırrını anlamak. İçine işlemek. Delmek. Etkilemek. Tesir etmek.

Engraves : Kalemle işlemek. Kazmak. Kabartma yapmak. Derin iz bırakmak. Biçim vermek. İşlemek. Nakşetmek.

Incise synonyms : scratch up, carve, engravings, erase, scratch, etchings, cavitates, a crochordon, inscribes, chiseling, break, arrest, cavitations, abdomen, influence, escalloping, charactered, cleft, deepening, diffusing, disrupts, blow the whistle on, abridge, cave, cleaving, a clay, diffuses, diffuse, slit, abridging, chop, abamectin, abdominal pain.

Incise ingilizce tanımı, definition of Incise

Incise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To engrave. To carve. To cut in or into with a sharp instrument.