Incisions türkçesi Incisions nedir

Incisions ingilizcede ne demek, Incisions nerede nasıl kullanılır?

Incision : Ensizyon. Debridman. Yarık. Yarma. Şak yapma. Kesme, yarma. Yumuşak dokuların keskin bir aygıtla kuralına uygun olarak kesilmesi işlemi. Kertik. Bistüriyle kesi yapma, yarma, şak yapma, insizyon.

Incising : Oymak. Deşmek. Hakketmek. Yarmak. Kazımak. Oyma.

Incisive : Dokunaklı. Zekice. Zeki. Soruna doğrudan eğilen. Direkt. Acı. Keskin. Sivri. Kesici. İsabetli.

Incisively : Dokunaklı bir şekilde. Zekice. Sivri bir şekilde. İsabetli bir biçimde. Keskince.

Incisiveness : Açıkgözlülük. Açıkgözlük. Zekilik.

Dentes incisivi : Alınan besinleri kesmeye yarayan ön dişler. geviş getirenlerde üst çene kesici dişleri bulunmaz, dentes insisivi. Dentes insisivi. Kesici dişler.

Breusch mizon schmidt tahmincisi : Breusch-mizon-schmidt tahmincisi.

Incised meander : Gömük büklüm. Gömük menderes. Yatağını yeniden derinleştirerek üzerinde aktığı koyak tabanı ve ovanın içine gömülen büklüm.

Incisor : Kesici ön diş. Kesicidiş. Ön diş. Keser diş. Kesici diş. Besini kesmeye elverişli olan ön dişler.

Os incisivum : Kafa iskeletinin ön ucunda, üst çene kemiğinin önünde yer alan çift kemik, os insisivum. Üst çene ara kemiği.

İngilizce Incisions Türkçe anlamı, Incisions eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Incisions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloven : Şeytanca. Ayrık. Yarılmış. Çatlak.

Scission : Yarılma. Kesilme. İhtilaf. Bölünme. Bölme. Kesme. Ayrılma.

Assuring : Güvenilir. İnandırma. Yarılma. İtimatlı. Emniyet veren. Güvenceye almak. Sigortalamak. Garantili. Temin etmek. Güven veren.

Splittings : Bölünme. Yarılma. Aşırı. Ayırma. Şiddetli. Kahkahalara boğan. Ortalama rakamda anlaşma. Bölme. Ayrılma (gruplara vb).

Score : Gol atmak. Skor kaydetmek. Hesabını tutmak. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. yenik takımlar ise değer alamazlar. Sayıl. Almak. Skor. Bir testten, genellikle doğru olarak yanıtlanan madde sayısına göre elde edilen sonuca sayıyla biçilen değer. 2-üzerinde matematiksel bir işlem yapılmamış olan puan; ham puan. Partisyon yazmak. Puan almak.

Chasms : Uçurum. Boşluk. Ara. Büyük ayrılık. Yarılarak açılmış yer. Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Dar boğaz. Kanyon. Yarık (derin).

Cranny : Sığınak. Gedik. Kuytu. Çatlak.

Fissioning : Bölünüm. Fisyon. Parçalanıp ayrılma. Atom parçalanması. Yarılma. Bölünme. Fizyon. Parçalanma.

Slitting : Yarılmak. Sökmek. Yırtmak. Yarmak. Kesme. Sökülmek. Kesmek (uzunluğuna). Yırtılmak. Dilme.

Fission : Ağır çekinlerin uzayarak ikiye, kimi kez de birkaç parçaya ayrılmaları olayı. Uranyum gibi ağır öğecik çekirdeklerinin kendiliklerinden ya da dıştan gelen ılıncık gibi parçacıkların etkisi ile ikiye bölünmesi. Bölünme. Parçalanma. Zigotu izleyen yarıklanma. vitellus maddesinin miktarı ve dağılımına göre total ve parsiyal olmak üzere iki türlü bölünme biçimi bulunur. eşit büyüklükte, iki veya daha fazla kız hücre oluşumuyla sonuçlanan ve genellikle bakteri gibi tek hücreli organizmalarda görülen eşeysiz üreme biçimi. Bir özdecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da dıştan gelen bir parçacık etkisiyle bölünmesi. Yarılım ıı. Kopma. Fisyon.

 

Incisions synonyms : gastromy, surgical incision, perineotomy, orchotomy, vasosection, surgical procedure, surgical process, crannies, cleft, scratch, imprint, cut, gashing, valvotomy, chink, dent, fissure, prick, impression, cutting, scotch, slit, abrupt, vasotomy, operation, clefts, surgery, incisure, breaches, brokenly, broken, clipping, gashes.